Finansal Yönetim(16)

Diğer konular:

Çevreye Duyarlı Bir Finansal Araç Türü Olarak Yeşil Tahviller

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

İklim değişikliğinin tüm dünyayı etkilediği ve bu durumla global çapta mücadele edilmez ise yıkıcı sonuçları olacağı artık aşikar. Konu sadece devletler ve hükümetlerin değil, özel sektör şirketlerinin de ajandasında yer almak zorunda. Küresel danışmanlık şirketi Pwc’nin 24. Küresel CEO anketine göre üst düzey yöneticilerin %30’u iklim değişikliğinin şirketlerinin büyümesini olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyor oluşu da bu duruma işaret ediyor. Yine aynı ankete göre işletme ile ilgili hangi konunun daha fazla raporlanması gerektiği sorusuna yöneticiler % 43 oranında “çevresel faktörler” yanıtını vermiş. Ayrıca Fortune 500’de yer alan dünyanın en büyük şirketlerinin % 8’inin de kendilerine orta ve uzun vadede “sıfır karbonu” hedef olarak koyduğu biliniyor.

20 Mayıs 2021 0 892

Sermaye Piyasaları Büyür ve Derinleşirse Şirketlerin Nakit Krizleri Azalır mı?

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Mali tabloların tahsil esaslı değil de tahakkuk esaslı düzenlenmesinin en önemli sonucu kar ya da zarar tutarının, her zaman dönem sonunda elde edilen nakit miktarına eşit olmamasıdır. Bu nedenle nakit pozisyonunun takibi bakımından nakit akım tablosunun hazırlanması ve sıkı bir şekilde takibi önem kazanmaktadır.

Nakit akım tablosu, bir işletmede, ilgili faaliyet dönemi içinde gerçekleşen nakit işlemlere ilişkin durumu açıklamaya yarayan mali nitelikteki tablodur. Söz konusu tablo sayesinde, işletmenin ilgili dönem içindeki nakit giriş – çıkışlarını görmek ve bu kaynakların nerelerde kullanıldığını takip etmek mümkün olmaktadır. Daha da önemlisi, işletmenin nakit yaratma gücünü görmesine, gelecek zaman dilimleri içerisindeki nakit ihtiyacına yönelik planlama ve sürdürülebilirlik analizinin yapılmasına olanak sağlamaktadır.

4 Şubat 2021 0 1547

Kur riski ortadan kalktı mı yoksa kısa bir ara mı verdik?

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Son bir ay içerisinde ekonomi ve Merkez Bankası yönetiminde meydana gelen değişiklikler, faiz artışı ve bir takım yapısal reform söylemlerinin daha sık dile getirilmeye başlanması ile TL döviz sepeti karşısında yaklaşık % 10 değer kazanarak tarihi zirvelerinden geri döndü. Kurlar da kısmen belli bir banda oturmuş izlenimi verdi. Peki bu gelişmeler dövizdeki dalgalanmanın durulduğu ve şirketler için artık kur riskinin ortadan kalktığı anlamına mı geliyor. Bu soruya sağlıklı cevap verebilmek adına, gelin döviz kurunun seyrine etki edebilecek bir takım makro ekonomik verilere hızlıca bir göz atalım.

7 Aralık 2020 0 2114

Bankacılık Sektörünün Sorunlu Kredileri Ne Durumda?

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Takibe alınan kredi miktarı 2019 yılından bu yana 151 Milyar TL bandına sabitlemiş görünmektedir.Hepimizin bildiği üzere tüm dünya ve ülke olarak Covid 19’un da etkisi ile zorlu bir ekonomik konjonktürden geçiyoruz. Firmalar azalan talep ve yaşadıkları tahsilat sorunlarına da paralel olarak nakit akışlarında sorun yaşıyor ve haliyle bunun sonucu olarak da bankalara olan borçlarını ödemekte de zorlanıyorlar. Peki nasıl oluyor da bankacılık sektörü söz konusu ekonomik sorunlardan etkilenmemiş görünüyor ve takibe alınan kredi miktarı sabit kalabiliyor ?

17 Kasım 2020 0 2105

Şirketlere Hedging (Finansal Korunma) Yapma Zorunluluğu Getirilmeli!

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Malumunuz BDDK en son düzenlemesi ile, toplam kredisi (nakdi ve gayri nakdi toplamı) 500 milyon TL’yi aşan şirketlerin kredi kullanabilmesi için Kurulca yetkilendirilmiş bir derecelendirme kuruluşundan 30 Haziran 2021’e kadar derecelendirme notu alma zorunluluğu getirdi. Son derece yerinde ve faydalı olacağını düşündüğümüz bu uygulama ile mali şeffaflığın ve finansal yönetim kalitesinin artırılması, kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesi, derecelendirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılarak riskin doğru ölçülmesi amaçlanıyor.

Madem amaç ülke çapında finansal riski daha yönetilir kılmak, borçlanmayla ilgili derecelendirme gibi kurallar getirmek çözümlerden birisi olmakla birlikte kişisel kanaatimize göre piyasa koşullarına en uygun çözüm belli miktarın üzerinde yabancı para yükümlülüğü altına giren firmalara borçlanma sınırının yanı sıra alternatif bir çözüm olarak belli büyüklüğün üzerindeki şirketlere türev ürün kullanma & hedging (finansal korunma) yapma zorunluluğunu getirmektir.

21 Eylül 2020 0 2689

Yatırımcılar ve Şirketlerin Gözünden Halka Arzların Zamanlaması Doğru mu?

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Bilindiği üzere, Türkiye’de şirketlerin döviz cinsinden borçları yüksek olduğundan haliyle döviz açık pozisyonları da yüksek. İçinde bulunduğumuz konjonktür ise pandemi sebebiyle gerek ihracatın düşmesi gerekse de turizm gelirlerinin azalması nedeniyle finansman şartları bakımından şirketleri oldukça zorlayıcı nitelikte. Ancak tüm zorluklara rağmen hayat devam etmekte ve şirketler de faaliyetlerini sürdürebilmek adına finansman kaynaklarına ihtiyaç duymakta. Bu bakımdan şirketlerin finansman kaynaklarına erişebilmesi adına alternatif bir yol olarak halka arz opsiyonunu ele almak istiyorum.

18 Haziran 2020 0 2311

Gayri Menkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) Sanayi Sektörüne Nasıl Finansal Kaynak Sağlayabilir?

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Türkiye de değişen ve gelişen ekonomik sistem ile birlikte inşaat sektörü de değişti ve evrildi. Özellikle inşaat yatırımlarının finansal kaynağa erişim yöntemleri arasına başta mortgage kredileri gibi birçok finansal araç devreye sokuldu. Bu çerçevede belki de iş merkezleri veya alışveriş merkezleri gibi büyük ölçekli gayrimenkul projelerine finansman kaynağı temini noktasında en sofistike ve kurumsal yapı olan Gayri Menkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) şirketleri de ekonomik bir aktör olarak hayatımıza dahil oldu. GYO, getiri potansiyeli yüksek gayrimenkuller üzerinde projeler gerçekleştirerek ekonomiye kazandırmak, bu vesile ile de gerek kira geliri gerekse de alım satım kazancı elde etmek amacıyla kurulan ve sermaye piyasası kuralları çerçevesinde faaliyette bulunan halka açık kurumsal ve modern bir organizasyondur.

11 Haziran 2020 0 2269

Kur riski şahane tedbir almamak bahane!

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Türev piyasalar, ilerideki bir tarihte teslimatı veya nakit uzlaşması yapılmak üzere herhangi bir malın veya finansal aracın, bugünden alım satımının yapıldığı piyasalardır.
Politik ve ekonomik belirsizliklerin globalleşen ekonomilerde yarattığı riskler nedeniyle, söz konusu risklerden korunma (hedging) ve spekülasyon gibi gayelerle türev ürün kullanımına olan ihtiyaçta giderek artmaktadır.
Merkez bankalarının bankası olarak tabir edilen BIS (Basel International Settlements) verilerine göre Dünya’da OTC (Tezgâh üstü) piyasalarda sadece bir günde yapılan toplam döviz işlemi 5,1 trilyon dolardır. Söz konusu istatistik, türev ürün (forward,opsiyon,swap) piyasasının likiditesini ve derinliğini ifade etmek adına önemli bir gösterge olduğu açıktır.

17 Nisan 2020 0 2853

Kur Riski Artarken Finansal Tedbir Almak Şart !

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Siyasi ve ekonomik belirsizliklerin, küreselleşen ekonomilerde finansal riskleri bünyesinde barındırması nedeniyle söz konusu risklerden korunmak amacı vadeli işlem yapma felsefesine dayanan türev ürünlere olan ihtiyaç da her geçen gün artırmaktadır. Hele ki şu günlerin siyah kuğusu olan korona pandemisi ile belirsizlikler ve riskler iyice zirveye ulaşmışken, finansal olarak bu sürece hazır olmak hayati önem taşımaktadır.

3 Nisan 2020 0 3018

Tahvil borçları zirveye ulaşmışken temerrüt riski de yükseliyor!

Makale Finansal Yönetim Onur Çelik

Tahvil, devletin ya da özel sektör şirketlerinin borçlanarak orta ve uzun vadeli fon sağlamak üzere çıkarttıkları borç senetleridir. Tahviller halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satılabilir. Kamu borçlanma aracı dışındaki tahvillerin ihraç ve halka arzı için bunların Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) kaydettirilmesi gereklidir. Tahvil sahibinin bir şirkete kullandırdığı sermaye, yabancı sermayedir. Tahvil sahibi, tahvili çıkaran kuruluşun uzun vadeli (bir yıldan uzun) alacaklısıdır. Tahvil sahibi şirketin aktifi üzerinde, alacağından başka hiçbir hakka sahip değildir. Şirketin yönetimine katılamaz. Buna karşılık şirketin elde ettiği kardan, önce tahvil sahiplerinin faizleri, daha sonra hisse senedi sahiplerinin kar payları ödenir.

25 Mart 2020 0 3048

Son Yorumlananlar

Top
Menu