26 Mart 2020 tarihli “Hangi mükellefler mücbir sebep halinde sayılmış ve ödeyecekleri vergiler ertelenmiştir?” başlıklı yazımızda, Tebliğde, “yukarıdaki sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınır” denilmekle birlikte bu cümlenin yeterince açık olmadığını, düzenlemenin hızlıca daha fazla açıklığa kavuşturulmasının zor günler geçiren mükelleflerin beklentisi dahilinde olduğunu belirtmiştim.

26 Mart 2020 tarihli “Hangi mükellefler mücbir sebep halinde sayılmış ve ödeyecekleri vergiler ertelenmiştir?” başlıklı yazımızda, Tebliğde, “yukarıdaki sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınır” denilmekle birlikte bu cümlenin yeterince açık olmadığını, düzenlemenin hızlıca daha fazla açıklığa kavuşturulmasının zor günler geçiren mükelleflerin beklentisi dahilinde olduğunu belirtmiştim.

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 03.04.2020 tarih ve 80100189-105[13-1540]-E.42718 sayılı  518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin uygulaması hakkında “Uygulama İç Genelgesi” yayımlanarak konu açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.

HANGİ MÜKELLEFLER MÜCBİR SEBEP HALİNDE SAYILMIŞTI

a) Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan mükelleflerin (İhtiyari olarak katma değer vergisi (KDV) beyannamesi veren ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler, bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan ticaret erbabı ve kazançları gerçek usulde vergilendirilen zirai kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı)

b) Korona virüs salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla; alışveriş merkezleri dâhil perakende, sağlık hizmetleri, mobilya imalatı, demir çelik ve metal sanayii, madencilik ve taş ocakçılığı, bina inşaat hizmetleri, endüstriyel mutfak imalatı, otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii için parça ve aksesuar imalatı, araç kiralama, depolama faaliyetleri dâhil lojistik ve ulaşım, sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler, matbaacılık dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri, tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri, lokanta, kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri, tekstil ve konfeksiyon imalatı ve ticareti ile halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri sektörlerinde faaliyette bulunan mükelleflerin,

c) Ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin,

1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilmişti.

ANA FAALİYET KODUNA BAKILARAK MÜCBİR SEBEP HALİNDE SAYILACAK MÜKELLEFLER

Mükellefin ana faaliyet alanlarının tespit edilmesinde 24 Mart 2020 tarihi itibarıyla vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu dikkate alınır. Ana faaliyet kodundan kasıt, mükelleflerin sicil kayıtlarında ilk sırada yer alan altı haneli NACE meslek kodudur. Mükellefin vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla bu İç Genelgede sayılan sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınır ve sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni duruma göre düzeltilir.

Bu kapsamdaki başvurular, fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanını ispat etmeye matuf tüm belgelerin ekinde yer aldığı “Ana Faaliyet Kodu Değişikliği Raporu” (Rapor) eklenmek suretiyle İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden yapılacaktır.

Ana faaliyet kodu değişikliği için; mükellefin esas alınmasını istediği ana faaliyet alanından (ana faaliyet kodu olarak kaydedilmesi gerektiğini iddia ettiği faaliyet kodundan) elde ettiği brüt hasılatın, diğer faaliyet kodlarından elde ettiği brüt hasılattan fazla olması şarttır.

Brüt hasılatın tespitinde 2019 hesap dönemi veya 2019 IV. geçici vergi dönemi, özel hesap dönemine tabi mükelleflerde 2019 yılında sonuçlanan özel hesap dönemi, bir yıldan kısa süredir faaliyette bulunulması durumunda faaliyette bulunulan dönem sonuçları dikkate alınır.

Sunulacak Raporda hasılat tespitine yönelik olarak;

Mükellefin son dört geçici vergi dönemine ilişkin verdiği beyannameleri ekinde yer alan ve en yüksek hasılatı elde ettiğini bildirdiği meslek kodlarına ilişkin bilgiler,

– Ayrıntılı gelir tablosu bilgileri,

– Form Ba-Bs bildirimlerine ilişkin değerlendirmeler

ile benzeri bilgi, belge, veri ve değerlendirmelere yer verilerek mükellefin hakikatte kayıtlı olması gereken ana faaliyet kodu ortaya konulur ve ana faaliyet kodu değişikliği işleminin gerçekleştirilmesi yönünde talepte bulunulur.

Mükellefin ana faaliyet kodunun değiştirilmesi işlemleri, komisyonun olumlu mütalaası (komisyon 15 gün içeresinde görüşünü bildirecektir) ve vergi dairesi başkanının veya görevlendireceği grup müdürünün onayıyla gerçekleştirilir.

Onay işleminden sonra, alınan karar bir üst yazı ekinde ilgili vergi dairesine gönderilir. Faaliyet kodunun değiştirilmesine karar verilen mükelleflerin sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni duruma göre düzeltildikten sonra anılan mükelleflerin mücbir sebep kapsamına alınabilmesi için sistemde tanımlanan ekranlara bilgi girişi yapılır.

MÜCBİR SEBEP HALİNDE SAYILAN MÜKELLEFLER İÇİN HANGİ VERGİ ÖDEVLERİ ERTELENECEKTİR?

1- 2020/Mart (2020/Ocak-Şubat-Mart dâhil) dönemine ait vergi ödevleri

– 27/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mart (2020/Ocak-Şubat-Mart dâhil) dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 30/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Başkanlığımız Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süreleri

27/7/2020 Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 27/10/2020 Salı günü sonuna kadar uzatılmıştır.

2- 2020/Nisan dönemine ait vergi ödevleri

– 27/5/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Nisan dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 1/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkûr tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Başkanlığımız Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süreleri

27/7/2020 Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 27/11/2020 Cuma  günü sonuna kadar uzatılmıştır.

3- 2020/Mayıs dönemine ait vergi ödevleri

– 26/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken 2020/Mayıs dönemine ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve KDV Beyannamelerinin verilme süreleri,

– 30/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Başkanlığımız Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratlarının yüklenme süreleri

27/7/2020 Pazartesi,

– Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 28/12/2020 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmıştır.

BU DÜZENLEMELER YETERLİ Mİ, MÜKELLEFLERİN BEKLENTİLERİ NE YÖNDE?

Tebliğ düzenlemesinde yer verildiği üzere, ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan mükellefler (İhtiyari olarak katma değer vergisi (KDV) beyannamesi veren ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler, bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan ticaret erbabı ve kazançları gerçek usulde vergilendirilen zirai kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı) bakımından mücbir sebep hali ilan edilmiştir.

Yani aynı sektörde birebir aynı işi yapan iki mükelleften biri Gelir Vergisi mükellefi iken diğeri Kurumlar Vergisi mükellefi ise Gelir Vergisi mükellefleri her hal ve takdirde mücbir sebep haline giriyor iken Kurumlar Vergisi mükelleflerinin belirli şartları taşıması isteniyor. Bu durum vergide adalet ilkesini zedelemektedir.

Yine sektörler itibariyle bazı mükellefler mücbir sebep halinde sayılmış ancak onlarla iş yapan mükellefler için mücbir sebep hali kabul edilmemiştir. Mücbir sebep halinde sayılan mükellefler iş yaptırdıkları mükelleflere ödemelerini yapamıyorlar ise mücbir sebep halinde sayılmayan mükellefler devlete karşı mükellefiyetlerini nasıl yerine getirecektir?

İçinde bulunduğumuz koşullarda mesele belirli sektörler meselesini aşmış durumdadır. Bazı sektörler çok etkilendi bazıları etkilenmedi demek çok zor. Mesele ödeme meselesi ve ödemeler aksıyor. Örneğin çek ödemeleri yapılmıyor ise bu sadece belirli sektörler için geçerli bir durum değildir. Ödemeleri yapamayanlara karşı takibat yapılamıyor ise bu sadece mücbir sebep halinde bulunan mükellefler için geçerli bir durum değildir.

Sonuç olarak, devletimiz vergi yoluyla mükelleflerimizin her zaman ortağı olduğuna göre, onlara zor zamanlarında daha geniş çaplı yardımcı olmalıdır. Mücbir sebep hali genel olmalı ve içinde bulunduğumuz koşullardan etkilenmediğine yönelik kapsamlı araştırma yapılan bazı sektörler dışarıda bırakılmalıdır. Bir taraftan “evde kal” çağrısı yapıyor iken bir taraftan uygulama genelgesinde olduğu gibi hem komisyonları hem de meslek mensuplarını aşırı bir iş yüküne boğmamak gerekiyor. Bugünleri de şüphesiz ki atlatacağız ve mükelleflerimiz yine işlerini yapacaklar ve devlete vergilerini ödeyeceklerdir. Önemli olan özellikle vergi veren mükelleflerimizin sağlıklı bir şekilde bu süreçten çıkmasıdır.

Herkese içinde bulunduğumuz koşullardan bir an önce kurtulmayı ve sağlıklı günler diliyorum.

10 Nisan 2020 /Bakanlık Hangi Mükelleflerin Mücbir Sebep Halinde Sayılacağını Açıkladı Ama Bu Yeterli Mi?
Yasal Uyarı: @Vergipedia , Tüm hakları saklıdır - Yanlızca kaynak gösterilerek kullanılabilir.
ETİKETLER :

YORUM YAP

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Elektronik Fatura Mimarisi ve Hindistan E-Fatura Uygulaması

makale

Elektronik belge dünyadaki mali idarelerin en önemli hayallerden birisi Ülkemiz ise bu alanda önemli bir başarı kaydeden ülkeler arasında yer alıyor Kendi kulvarındaki birçok ülkeye göre erken başlayan, oldukça yavaş ilerleyen ve yakın tarihli atılımlarla gaza basılarak artık ekonominin geneline yayılan bir e-belge alt yapısına sahip bulunuyoruz Gerçekten gurur ...

29 Eylül 2020 0 29

Gayrimenkulde Rant Vergisi Dönemi Başladı

makale

İmar planı değişikliği sayesinde değeri artan gayrimenkullerden artık rant vergisi alınacak Vergi, taşınmazın artan değerinin tamamı olarak alınacak olup, değer artışından sahipleri pay alamayacak Türkiye’de yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen rant vergisi nihayet uygulanmaya başlandı İmar planı değişikliğine dair değer artış payı hakkında yönetmelik Resmi Gazetede yayımlanarak ...

22 Eylül 2020 0 112

Son Yorumlananlar

Top
Menu