Kötü haber şu ki sahte belge incelemelerinin işgal ettiği, düşen inceleme sayısı ve daha fazla zaman alan tam incelemelerden kaynaklı olarak ciddi bir vergi açığına sahip olma ihtimalimiz çok yüksek görünüyor. İyi haber ise sınırlı inceleme sayısını ve incelemelerin keskinliğini arttırarak bir yandan mükelleflere daha az rahatsızlık vererek denetimlerimizi gerçekleştirirken diğer yandan inceleme sayısını arttırarak veya sahte belge incelemelerini bertaraf ederek bu açığı kapama ve ciddi bir ek gelir yaratma potansiyelimiz bulunuyor.

Covid-19 salgınıyla beraber ülkelerin vatandaşlarına yaptığı sosyal yardımların artması ve ekonomik faaliyetin azalması kamu gelirlerini doğrudan azaltırken, vergi politikasının yeni şartlara göre tasarlanması salgınla mücadele eden ülkelerin gündeminde yer etmeye başladı. Bu politikanın bir parçası olarak vergi incelemelerinin ve genel olarak denetim başlığının önem arz ettiğini inkâr edemeyiz. Üstelik ülkemizde bir alışkanlık olduğu üzere ara ara gündeme gelen matrah artırımı gibi denetim tatillerini yasalaştırmak yerine genel eğilim, mevcut sistemin eksiklerini gidermek ve esnekliğini arttırmak yönünde çalışmalara odaklanmak oldu.

Önceki yazılarımızı takip etmişseniz IRS’in denetim gücünün nasıl azaldığını ve kullandığı (Cobol ağırlıklı) teknolojilerin tarihi eser standartlarına sahip olduğunu kapsamlı bir şekilde ele almıştık. Bunun üzerine IRS’in bir kısmı 2019 yılından olmak üzere çok sayıda vergi beyanını işlemede halen daha yetersiz kaldığını öğrendik[1]. 2021 yılı itibariyle 5.473 ek personele ihtiyaç duyan kurum sadece 2.021 personeli işe alabilirken yazıcılarını çalıştıracak toner bulamaması durumun vahametini bir kez daha ortaya koydu. Biden yönetiminin IRS’in eski gücünü tesis edecek yeni bir yapılandırmaya gitmesi artık kaçınılmaz gibi görünüyor[2].

Mevzu bahis yapılandırmanın IRS’in artan etkinliği ile beraber aynı zamanda vergi kaçırmaya engel olacak ve gelecek yıllarda kamu bütçesine 700 milyar USD katkı sağlayacak bir adım olarak anıldığını söyleyebiliriz.  Bu yazımızda bu algının ortaya çıkmasında önemli bir paya sahip olan bir araştırmayı ve bu araştırmanın tespitlerini kendi ülkemizin vergi denetim gücü ve tasarımını da irdeleyecek şekilde anlatmaya çalışacağız.

Vergi Açığının Azaltılması: Yaklaşımlar ve Gelir Potansiyeli

Yukardaki başlıkla aynı adı taşıyan ve birisi eski hazine bakanı olmak üzere (Prof. Lawrence H. Summers – Harvard Üniversitesi ve Ast. Prof. Natasha Sarin – Pennsylvania Üniversitesi ) iki akademisyenin gerçekleştirdiği araştırma, IRS’in 2020 – 2029 yılları arasında 7,5 Trilyon USD vergi gelirini tahsil etmekten mahrum kalacağını ortaya koydu[3]. Gerçekleştirilen analize göre IRS üç başlıkta politika değişikliğine giderek ek 1 trilyon gelir yaratacak şekilde bu açığın yaklaşık %15’ini kapatma imkânına sahip görüldü. Bu başlıklar söz konusu çalışmada;

  • Özellikle yüksek gelir grubunda yer alan mükelleflerin incelenmesi olmak üzere daha fazla vergi denetimi gerçekleştirilmesi,
  • Bildirim ve raporlama gereksinimlerinin arttırılması,
  • Bilgi teknolojilerine daha fazla yatırım yapılması,

şeklinde sıralandı. Şimdi bu başlıkları kendi durumumuzu da ele alacak şekilde açıklayalım.

Daha Fazla Denetim Gerçekleştirilmesi

Toplanan vergi gelirlerinin bir kısmının IRS’e bütçe olarak tahsis edilmesinde son 25 yılda ciddi bir düşüş yaşandı. Bu oran en yüksek olduğu 1993 senesinde %0,6 iken 2019 yılında %0,36’ya kadar geriledi ve 2011 yılında net %34 düşüş yaşandı. Gereken bütçenin alınamaması ile beraber IRS’in sahip olduğu denetçi sayısı ilk kez II. Dünya Savaşı yıllarındaki sayının gerisinde kaldı. Denetlenebilen beyan sayısı 2011 yılından bu yana %45 azalırken denetimler neticesinde tahsil edilebilen vergilerden kaynaklı ek gelir yarı yarıya düştü. Bireysel gelir vergisinde denetim %1,1’den %0,5’e kadar geriledi.

Vergi açığının önemli bir kısmının (yaklaşık %70)bireysel gelir vergisinin beyanıyla bağlantılı olduğu, bu alandaki açığın çoğunluğunun (yaklaşık %80) vergi matrahının düşük beyan edilmesinden kaynakladığı ve matrahın düşük beyan edilmesinin yüksek gelir gruplarında daha yüksek oranda gerçekleştiği çalışmaya yansıdı. Oysa 1 milyon USD’den daha fazla kazanan mükelleflerin denetlenme oranı 2011 yılında %12,5 olarak gerçekleşmişken bu oran %3,2’ye kadar geriledi ve milyonerlerin denetiminden kaynaklanan ek gelir %70 oranında azaldı.

Çalışmaya göre 2011 yılındaki denetim performansı sürdürülseydi, IRS 775 bin daha fazla beyanı inceleyebilecek ve bu denetim 2018 yılında 14 milyar USD; 2020 – 2029 yılları arasında 180 milyar USD ek gelir yaratabilecekti. 2013 yılında 200 bin USD kazanç beyan eden her kişi için harcanan ek bir saat denetim 650 USD ek gelir yaratmakla beraber 5 milyon USD ve üzeri kazananlar için harcanan ek bir saat denetim 4.900 USD ek gelir yarattı. Çalışanların maaşı olarak değerlendirildiğinde ve beşeri sermaye yatırımı olarak ele alındığında yüksek gelir gruplarının incelenmesi %1.800 yatırım üzerinden getiri (inceleme sonucu ek gelir) yarattı.

Ülkemizin Denetim Gücüne İlişkin Değerlendirme

Kendi denetim gücümüze ilişkin en kapsamlı değerlendirmeleri Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın 2012 – 2018 yılı faaliyet raporlarından, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2019 -2020 faaliyet raporlarından ve Gelir İdaresi Başkanlığı istatistiklerinden yola çıkarak yapabiliyoruz. 2020 yılındaki görece yükselmeyi göz ardı edersek mükellef sayısına göre inceleme sayımızın 2014 yılından itibaren istikrarlı bir şekilde düştüğünü, en düşük inceleme oranlarının son iki yıla yansıdığını ve 2013 yılındaki inceleme oranına bir daha erişemediğimizi görüyoruz:

Yıl Mükellef Sayısı İncelenen Mükellef Sayısı İnceleme Oranı
2012 2.431.464 46.845 1,92%
2013 2.460.281 71.352 2,90%
2014 2.472.658 55.284 2,24%
2015 2.527.084 58.676 2,32%
2016 2.541.016 49.817 1,96%
2017 2.636.370 44.182 1,68%
2018 2.727.208 44.376 1,63%
2019 2.813.452 40.763 1,44%
2020 3.004.329 47.597 1,58%

Rakamların bizlere anlattığı bir başka husus 2014 yılından bu yana sınırlı incelemelerin toplam incelemelere oranındaki düşüş oluyor. Bu düşüş çok yüksek olmasa da sınırlı incelemeler tam incelemelere göre mükelleflerin daha az rahatsız olduğu, daha pratik ve daha keskin incelemeler olduğundan matrah farklarının bu incelemelerden kaynaklanması her zaman daha makbul.

Yıllar Sınırlı İnceleme Tam İnceleme Toplam İnceleme Sınırlı İnceleme Oranı %
2014 111.692 37.355 149.047 74,94
2015 129.209 30.291 159.500 81,01
2016 144.820 40.642 185.462 78,09
2017 92.034 26.992 119.026 77,32
2018 101.422 33.681 135.103 75,07
2019 94.571 33.849 128.420 73,64
2020 107.343 37.859 145.202 73,93

Aşağıdaki tablodaki analizimiz ise Gelir, Kurumlar ve KDV gibi inceleme sonucunda ilgili yıllarda tarhı istenen vergi ve vergi ziyaı cezalarına dayanıyor. Biliyoruz ki sahte belge incelemelerinde şartlar sağlanırsa vergi ziyaı cezası 3 kat kesiliyor. Elimizde ilgili yıllardaki vergi incelemelerinin ne kadarının sahte belge incelemelerinden oluştuğuna ve bu incelemelerden kaynaklı tarhı önerilen verginin tutarına ilişkin bir veri yok. Diğer tüm ihtimalleri sabit kabul ettiğimizde, bir varsayımda bulunarak tarhı istenilen verginin bir katını aşan vergi ziyaı cezasının yarısı kadar verginin sahte belge incelemelerinden kaynaklandığını kabul ettiğimizde aşağıdaki rakamlar ortaya çıkıyor:

Yıl Tür Matrah Farkı Tarhı İstenen Vergi Kesilmesi Önerilen Ceza Sahte Belge Kaynaklı Vergi En Az %
2014 Kurumlar 3.675.766.919 633.908.319 1.092.567.113 36,18
Gelir 537.119.617 170.145.501 328.447.023 46,52
Katma 7.050.405.486 3.429.807.653 7.674.086.062 61,87
TOPLAM 11.263.292.022 4.233.861.473 9.095.100.198 57,41
2015 Kurumlar 5.721.126.309 882.807.654 1.539.588.634 37,20
Gelir 477.830.515 146.704.285 267.338.801 41,11
KDV 7.277.771.008 5.227.813.584 11.601.867.902 60,96
TOPLAM 13.476.727.832 6.257.325.523 13.408.795.337 57,14
2016 Kurumlar 5.173.034.624 943.815.890 1.807.373.624 45,75
Gelir 372.531.672 112.173.299 236.287.853 55,32
KDV 8.279.902.913 3.851.763.512 9.467.689.012 72,90
TOPLAM 13.825.469.209 4.907.752.701 11.511.350.489 67,28
2017 Kurumlar 2.283.246.483 334.576.841 602.327.127 40,01
Gelir 489.020.950 139.733.182 391.615.600 90,13
KDV 5.217.928.134 3.047.427.562 8.933.363.021 96,57
TOPLAM 7.990.195.567 3.521.737.585 9.927.305.748 90,94
2018 Kurumlar 4.201.464.344 763.592.687 1.498.653.986 48,13
Gelir 4.046.792.399 186.366.600 386.900.095 53,80
KDV 12.104.078.223 4.917.247.676 12.267.600.968 74,74
TOPLAM 20.352.334.966 5.867.206.963 14.153.155.049 70,61
2019 Kurumlar 5.241.626.858 963.755.191 1.856.676.064 46,33
Gelir 641.794.144 192.882.575 366.838.151 45,09
KDV 10.765.510.091 6.408.853.514 16.577.329.526 79,33
TOPLAM 16.648.931.093 7.565.491.280 18.800.843.741 74,25
2020 Kurumlar 21.955.510.952 3.167.137.443 4.350.674.146 18,68
Gelir 1.767.180.882 540.716.003 1.014.603.615 43,82
KDV 31.892.779.036 8.539.454.248 20.602.287.894 70,63
TOPLAM 55.615.470.870 12.247.307.694 25.967.565.655 56,01

Her yıl tarhı istenen verginin en az yarısından fazlasının sahte belge incelemelerinden kaynaklandığını anlıyoruz. Bu oran çok daha fazla olabilir.

Yukardaki üç tablodaki verileri birlikte incelediğimizde şu sonuçlara varıyoruz: birincisi 2014 yılından bu yana gerçekleştirilen incelemelerde incelenen mükellef sayısına oransal olarak bakıldığında yaklaşık %30 azalma göze çarpıyor; ikincisi toplam inceleme içerisinde artan tam inceleme sayısı ile beraber incelemelerin keskinliğinin azaldığını tahmin ediyoruz; üçüncüsü ve en önemlisi yoğunluğu ve keskinliği giderek azalan vergi inceleme gücümüzün en az yarısından fazlasını sahte belge incelemeleri gibi önerilen verginin tahsili hemen hemen mümkün olmayan verimsiz incelemelere ayırıyoruz.

Kötü haber şu ki sahte belge incelemelerinin işgal ettiği, düşen inceleme sayısı ve daha fazla zaman alan tam incelemelerden kaynaklı olarak ciddi bir vergi açığına sahip olma ihtimalimiz çok yüksek görünüyor. İyi haber ise sınırlı inceleme sayısını ve incelemelerin keskinliğini arttırarak bir yandan mükelleflere daha az rahatsızlık vererek denetimlerimizi gerçekleştirirken diğer yandan inceleme sayısını arttırarak veya sahte belge incelemelerini bertaraf ederek bu açığı kapama ve ciddi bir ek gelir yaratma potansiyelimiz bulunuyor.

İnsan Kaynağı, Raporlama ve Teknolojiye Yatırım

IRS için yürütülen araştırmaya dönüş yaparsak IRS’in ekonomik işlemlere ilişkin daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlayacak yeni raporlama ve bildirim zorunluluklarının oluşturulması, insan kaynağının arttırılması ve teknolojik altyapısının güncellenmesi geleceğe dönük vergi açığının azaltılmasında kayda değer başlıklar olarak ortaya konuyor. Ülkemizde vergi idaresi bankalar dahil pek çok kurumdan ve mükelleflerden çok farklı adımlarda çok detaylı bilgileri halihazırda alıyor. Dolayısıyla bizim açımızdan bu başlıkta kaydedilebilecek önemli bir ilerleme ufukta görünmüyor. Şimdi gelelim acaba daha fazla vergi inceleme elemanı istihdam ederek incelemelerden daha fazla ek gelir yaratmak olanaklı mı sorusuna.

Aşağıdaki tabloda ilgili yıllar itibariyle vergi müfettişleri tarafından tarhı istenen verginin tamamının tahsil edildiğini varsayarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın ilgili yıllardaki harcama tutar toplamına oranlayarak incelemeye yapılan yatırımın getirisini hesaplamaya çalışıyoruz. 2019 ve 2020 yıllarındaki faaliyet raporlarında eski raporlar gibi ayrıntılı rakamlar olmadığından bu yıllara yer verilmemiştir.

Yıl Müf. Sayısı Harcama Personel + SGK Harcama Mal, Hizmet ve Sermaye Toplam Harcamadaki MHS Oranı % Tarhı İstenen Vergi Yatırım Getirisi Oranı %
2012 4.763 284.222.089 32.163.549 10 4.535.523.091 1433,54
2013 5.550 289.854.634 42.826.790 13 8.561.313.250 2573,43
2014 9.212 430.021.327 76.233.220 15 7.939.389.423 1568,26
2015 9.205 559.278.720 99.088.339 15 9.803.999.983 1489,14
2016 8.501 632.712.800 140.167.400 18 7.234.873.130 936,09
2017 8.244 636.313.000 126.831.000 17 5.878.506.580 770,30
2018 8.263 736.271.482 86.137.272 10 8.722.800.218 1060,64

Tablodan anlaşılabileceği üzere müfettiş sayısı artmasına rağmen yatırımın getiri oranının zaman içerisinde gerilemesi, müfettiş sayısının artması ile incelemeden kaynaklı ek gelir getirisi arasında doğrusal bir ilişki olmadığını göstermektedir. Elbette ek bir kişi müfettiş, inceleme sayısı ve tarhı istenen vergiyi arttırma potansiyeline sahip bulunmaktadır. Ancak bu kişilerin ne kadar etkin çalıştığı veya çalışabildiği de önem arz etmektedir. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın gerçekleştirdiği harcamalarının ilgili yıllardaki %80 – 90’ı personel ücreti ve sgk ödemeleri gibi doğrudan personelle ilgili harcamalardan oluşmakta olup yürütülen emek yoğun çalışmanın karşılığının beklendiği gibi olmadığı anlaşılmaktadır.

Vergi İncelemesinin Yeniden Planlanması

Bu yazıda ele alınan rakamlar ilgili kurumlar tarafından kamuoyuna açıklanan rakamlardan oluşmakla beraber daha net ve kesin rakamlar devletimizin elinde bulunmaktadır. Bu basit analizde bile ülkemizin sahte belge ile olan probleminin çözülmesinin hem bu alandaki kaybı azaltırken hem de bu incelemeleri yürüten denetim gücünün daha verimli incelemelere kaydırılması yoluyla ciddi bir gelirin elde edilebileceğini ve hesaplaması zor olsa da kayda değer bir kamu geliri açığının bulunduğunu göstermektedir.

Zaten gerilemiş olan vergi incelemesi oranları ile vergi gelirlerindeki yıllara tabi azalma arasında bağlantı olabileceği, bu kapsamda af uygulamalarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Matrah artırımı gibi vergi denetim gücünü daha da zafiyete uğratacak uygulamalar yerine vergi inceleme sayısı ve keskinliğinin arttırılması, emek yoğun bir çalışma modelinin aksine vergi teknolojilerine yatırım yapılmasının daha makul sonuçlar üretebileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca Vergi müfettişlerinin çalışma ortam ve imkânlarının geliştirilmesi, gerekli teknik altyapı ile donatılmaları daha etkin bir işgücünün yaratılmasına olanak sağlayabilecektir.

[1] YahooMoney, IRS employees say ‘out of ink’ printers are delaying tax returns, https://money.yahoo.com/irs-employees-say-out-of-ink-printers-are-delaying-tax-returns-171522801.html

[2] CNN, Biden seeks $80 billion to boost IRS enforcement, https://edition.cnn.com/2021/04/27/politics/biden-irs-enforcement/index.html

[3] Nber, Shrinking The Tax Gap: Approaches And Revenue Potential, https://www.nber.org/system/files/working_papers/w26475/w26475.pdf

Son Güncelleme: 14 Mayıs 2021 /Vergi İncelemesinin Geleceğini Tasarlamak
Yasal Uyarı: @Vergipedia , Tüm hakları saklıdır - Yanlızca kaynak gösterilerek kullanılabilir.
ETİKETLER :

YORUM YAP

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Çocuğunuzun Okul Masrafları Ticari Kazançtan İndirilebilir mi?

makale

Okullarımızda yüz yüze eğitim nihayet başladı Umarım salgın nedeniyle sekteye uğrayan yüz yüze eğitim bu defa kalıcı olur Bu nedenle herkesin maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyması ve mutlaka aşı yaptırması toplum sağlığı açısından büyük önem arz etmektedir Okullar açılıyorken eğitim masrafları yapacak anne ve babalara vergisel avantajlar sağlayacak ...

7 Eylül 2021 0 140

Defter Belge İbraz Etmeyen Her Mükellef Sahteci midir?

makale

Değerli okurlarım, öncelikle başlıktaki sorunun cevabını vererek yazıma başlamak istiyorum Yasal defter ve belgelerini ibraz etmeyen her mükellef elbette sahte fatura düzenleyicisi değildir  Ancak son dönemde yapılan vergi incelemelerinde görüyoruz ki yasal defter ve belgelerini ibraz etmeyen daha doğrusu vergi müfettişinin ulaşamadığı ve bu nedenle defter ve belge ibraz yükümlülüğünü ...

1 Eylül 2021 0 252

Son Yorumlananlar

Top
Menu