Şu an ülkemiz kamu yönetimindeki en büyük problem “bu iş benim işim değil” düşünce yapısıdır. Oysa bazı suçlarla mücadele topyekûn bir çabayı ve doğru bir algı yönetimini zorunlu kılmaktadır. Sanal kumar, bahis ve şans oyunlarının vergi kayıp kaçağı boyutu, suç boyutu, sınır aşan bir faaliyet olduğundan uluslararası ilişkiler ve diploması boyutu, din boyutu, aile boyutu gibi pek çok boyutu bulunmaktadır. Dolayısıyla kişiler ve kurumlar sorumluluk almaktan kaçtıkça etkin bir çözüm üretmek zorlaşmaktadır.

Üniversite yıllarında birkaç arkadaşımın ilginç bir işle harçlık mahiyetinde gelirler elde etmesine şahit olmuştum. Tüm iş aslında Türkiye ikinci ve üçüncü liginde oynanan maçlara giderek telefonla İngilizce maç anlatımı yapılmasından ibaretti. Anlatım çok basit şekilde gerçekleşiyordu: home danger(ev sahibinin yarı sahasında tehlikeli atak var), away danger(konuk takımın sahasında tehlikeli atak), home safe, away safe(ataklar geçti) veya score home zero away one gibi. Aramalar bir Avrupa ülkesinden yapılırdı ve maç boyunca telefon açık kalmak zorundaydı.

Daha açık bir ifade ile yurtdışından Türkiye ikinci ve üçüncü ligine bahis oynatılıyor ve birileri skoru olabildiğince erken öğrenmek istiyordu. Otobüs biletleri, stadyum giriş ücreti dışında anlatıcılara 100 – 150 TL gibi bir para kalırdı.  Anlatan arkadaşlarla eğlencesine hafta sonu maçlarına gitmekten başka herhangi bir fiile iştirakim yoktur(Maşallah memleketin savcıları zehir gibi). Fakat gerçek şu ki bu sektör 2000’li yılların başlarından itibaren ülkemiz için tehlike sinyalleri vermeye başlamıştı. Teknolojinin sağladığı imkânlarla birlikte zamanla sınır ve kural tanımaz hale geldi ve özellikle konuya hassasiyeti olan İslam ülkeleri için yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunları bir kâbus halini aldı.

Ben ülkemizin bu konudaki mücadelesini kısmen başarılı bulanlardanım. Tam başarılı olsak zaten böyle bir sorunumuz da kalmazdı. Hangi başlıklarda sorunlar yaşadığımızı, nedenlerini ve bugün geldiğimiz noktayı bu yazıda ele almak istedim. Vakit geçirmeden başlayalım.

Birinci Mercidabık Savaşı, İkinci Mercidabık Savaşı, İki Yüz Elli Altıncı Mercidabık Savaşı

İnternet üzerinden yasadışı kumar, bahis ve şans oyunu oynatmak için kabaca üç ekipmana ve bolca gizliliğe ihtiyaç duyarsınız. Bir sunucu, bir alan adı(domain, websitesi adresi) ve oyun algoritması başlangıç için yeterlidir. Oyun algoritmaları kabaca 5 -10 bilindik şirket tarafından yazılmakta legal ve illegal dünyadaki sektör temsilcilerinin tamamının hizmetine sunulmaktadır. Alan adı almak ve barındırma hizmeti elde etmek ise çok daha kolaydır. Platform sahipleri tarafından yurtdışından barındırma hizmeti alınması ve alan adlarına gizlilik eklenmesi tercih edilmektedir. Bu platformların da artık çağ atladığını ve buluta taşınmaya başladıklarını görebiliyoruz. Alan adını ve barındırma hizmetini satın alan şirket ise çoğunlukla bir tabela şirketidir. Böylece hem ülkemizin denetiminden kaçılmış hem de istenilen gizlilik edinilmiş olmaktadır.

Suçla mücadele eden birimler, söz konusu suçların işlenmesini engellemek adına, geçmişte pek çok defa bu platformların faaliyet gösterdiği internet adreslerine erişimi engelleme yoluna gitmiştir. Yani söz konusu platformlara erişimin engellenmesi genel olarak alan adı üzerinden gerçekleşmektedir. Örneğin kasinomasino.com diye bir siteniz varsa bu adres Türkiye’deki kullanıcılar için erişilemez hale getirilmektedir. Yasadışı platformları işletenler bu harekete cevaben kasinomasino1.com, o erişime kapatılınca kasinomasino2.com adresini devreye almaktadır. Bugün pek çok yasadışı site alan adında 200’lü, 300’lü rakamlara ulaşmıştır, kasinomasino256.com gibi. İşte bu iyi ve kötü arasında sonsuza uzanan epik bir savaşın hikâyesidir. (Efsane odur ki siz bu yazıyı okurken mücadele halen devam etmektedir.)

Yasadışı kumar, bahis ve şans oyunu platformlarının bu stratejisinin erişim engelleme üzerinden yürütülen mücadeleyi kısmen tesirsiz kıldığını söyleyebiliriz. Şöyle ki bu yazıyı kaleme aldığım tarihlerde bir deneme yaparak 63 adet yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunu platformunun internet sitesine herhangi bir zorlukla karşılaşmadan erişmeyi başarabildim. Bu sitelere ulaşırsanız ve konudan biraz anlıyorsanız devletin hangi alan adlarını kapattığını ve bir whois sorgusuyla bu arkadaşların hangi alan adlarını alarak bir sonraki erişim engeline karşı hazır beklettiklerini görebilirsiniz.  kasinomasino256.com’dan kasinomasino500.com’a kadar aradaki tüm alan adlarını satın alarak sonraki savaşlara hazır olduğunuzu düşünün. Bazen kapama kararı beklenilmeden başka bir alan adına geçiş yapıldığı ve bir sonraki alan adının kullanıcılara duyurulduğu görülmektedir.

VPN Kullanımı

Normal şartlarda internet servis sağlayıcınız internette yaptığınız işleri görmektedir. Bu durumdan rahatsız olanlar biraz mahremiyet için VPN’e sığınırlar. VPN, en kaba tabiriyle, servis sağlayıcının ve trafiği izleyebilecek diğer kişilerin görmesini engellemek için trafiğin şifrelenmesi ve aracı sunucular kullanılması üzerine kuruludur. Teknolojinin gelişmesi ile beraber hem VPN hizmeti sunan firma sayısı artmış hem de bedava VPN hizmeti sunan firmalar ortaya çıkmıştır. Bedava olanlar güvenli olmayıp çoğunlukla kullanıcı verisini kendi menfaatine kullanmaktadır. Dolayısıyla bir siteye erişimi engelleseniz bile VPN kullanılması durumunda Türkiye’den kullanıcıların bu sitelere erişmesini engelleyemezsiniz. Ülkemizde de bazı kullanıcılar ve oyun platformu yöneticileri engellemeye rağmen yasadışı kumar, bahis ve şans oyunu sitelerine VPN üzerinden erişime devam etmiştir.

Ülkemizin geçmişte bu konuda da bazı tedbirlere başvurduğunu gözlemliyoruz. Sadece yasadışı kumar, bahis ve şans oyunları değil; çocuk pornografisi, bilişim suçları gibi pek çok suçun işlenmesi kolaylaştıran bir faktör olarak görülmesi dolayısıyla, bazı VPN firmalarının hizmetlerine erişimin yasaklı olduğu tahmin edilmektedir. Bu konudaki en önemli kaynak VPN firmalarının kendi açıklamalarıdır. Kamu tarafında resmi bir açıklama bulunmamakla birlikte söz konusu durum bilişim camiası tarafından net bir şekilde bilinmektedir. Bu yazıyı kaleme aldığım tarihler itibariyle gerçekleştirdiğim kontrollerde çok bilindik 10’dan fazla VPN’nin halen çalışmadığını gördüğümü ifade edebilirim. Ülkemizde ayrıca deepweb’e giriş kapısı olarak bilinen TOR ağı da yasaklıdır. Buna karşın bu durumun genel ve resmi bir politika olarak algılanmaması gerekmektedir. Sayısı azalsa da halen daha işler durumda olan VPN hizmetleri bulunmaktadır. Bunların açık tutulmasının bir tercihe mi yoksa imkânsızlığa mı dayandığı ise belirsizdir.

Katalog Seçimi ve Menü Maliyetleri

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun internet erişiminin engellenmesinde anahtar rol üstlenen bir kanundur. Erişimin engellemesi kararı, göründüğünün aksine bir miktar hantal kabul edilebilecek bir süreç içermektedir. Bu süreçte MASAK, BTK, polis teşkilatı, savcılık, mahkemeler gibi merciler yerine göre yer alabilmektedir. Sürecin bu hantal yapısı geride bıraktığımız süreçte yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunu oynatıcılarının ekmeğine bal sürmüştür.

Mevzu bahis Kanunun 8. Maddesinde bir takım suçlar sayılarak internet erişiminin ne şekilde engellenmesi gerektiği düzenlenmiştir.  8’inci Maddenin geride bıraktığımız versiyonlarının tamamında kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu, katalog bir suç olarak sayılmışken erişimin engellenmesi kararının soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilmesi gerekmektedir. Aynı madde hükmü gereği kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçunda, içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde, BTK erişimin engellemesi kararını re’sen yerine getirebilmektedir. Söz konusu 8. Madde hükmü gereği içerik sağlayıcının yurtiçinde bulunması durumunda BTK re’sen erişimi engelleme yetkisine uzunca süre sahip olamamıştır.

Aynı maddeyle ilgili bir başka husus yasadışı sanal bahis ve şans oyunu oynatma suçunun 8. Madde hükmünde sayılmamasıdır. Tıpkı 5651 sayılı Kanun gibi, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun da 2007 yılında yasalaşmıştır. Daha sonra bu Kanun’un 5. Maddesine devlet tekel ve iznine tabi olmayan bahis ve şans oyunlarını suç olarak düzenleyen hükümler 2008 yılında 5728 sayılı Kanun ile eklenmiştir. Aynı madde metni uyarınca, 5651 sayılı Kanuna atıfta bulunularak, internet yoluyla işlenen suçlarda 5651 sayılı Kanun hükümlerinin işletilebileceği düzenlenmiştir. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçunun aksine; içerik veya yer sağlayıcısı ister yurtiçinde isterse yurt dışında bulunsun, BTK yasadışı sanal bahis ve şans oyunlarında re’sen erişim engelleme yetkisine sahip olamamıştır.

25.03.2020 tarih ve 7226 sayılı Kanunun 32. Maddesi ile 5651 sayılı Kanunun 8. Maddesi yeniden düzenlenmiş, yasadışı bahis ve şans oyunlarına madde metninde yer verilmiştir. Yeni düzenlemeyle BTK’ya, içerik veya yer sağlayıcısı ister yurtiçinde isterse yurt dışında bulunsun, yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunu platformlarına internet erişimini re’sen engelleme yetkisi verilmiştir. Bu konuda bir adım atılması için kaybedilen zaman kayda değerdir. Anlaşılabileceği üzere erişim engellemede kaybedilen süreler özellikle bahis ve şans oyunları sitelerinin şahlanmasında etkili olmuştur. Bu yazıda bahsettiğimiz ve evrensel kümeden bir örnek olarak kullandığımız 63 adet yasa dışı kumar, bahis ve şans oyunu sitelerinin 50’den fazlası spor müsabakalarına ilişkin bahisleri oyuncularla buluşturmaktadır.

Bu Bahsi Bir Kez Daha Açmayalım

2000’lerin başlarında itibaren uyanmaya başlayan sanal kumar, bahis ve şans oyunu furyasına diğer mağdur ülkelerle beraber ülkemiz de geç tepki vermiştir. 2005 yılı bir uyanış yılı olarak kabul edilebilir ve kurumlar nezdinde ilk kolektif çabalar görülebilir. Milli Piyango Genel Müdürlüğü’nün idari yapısının düzenlenmesi, Müdürlüğün internet erişiminin engellemesi dâhil mücadelede ön plana çıktığı yılların başlangıcı olmuştur. Sanal Ortamda Oynatılan Talih Oyunları Hakkında Yönetmelik hükümlerinden Milli Piyango süreç yönetimi görülebilir. Sanal ortam üzerinden talih oyunlarını düzenleyen, ilan ve reklam yasağına uymayan gerçek ve tüzel kişiler hakkında; İdarenin denetim elemanları ya da kendilerine denetim yapma yetkisi verilen personel tarafından Genel Müdür onayı ile inceleme ve araştırma başlatılır denilmektedir. İlgili yıllardaki kurumlar üzerinden mücadele ve “yasak” algısı dikkat çekmektedir. Biraz arşivler karıştırılırsa aynı yıllarda Gelirler Genel Müdürlüğü’nün sanal kumar ve bahis sitelerinde dönen paraların vergilendirilmesine yönelik şevki ve şans oyunları vergisi alınması için kolları sıvadığı da görülebilir.

Elbette en önemli dönüm noktalarından birisi bir önceki başlıktan da anlaşılabileceği üzere 2007 ve 2008 yıllarındaki kanuni düzenlemelerdir. Bu yıllar özellikle bahis ve şans oyunlarında suç algısının pekiştiği yıllar olarak gösterilebilir. Bize göre en önemli dönüm noktası ise 694 sayılı KHK ile getirilen düzenlemeler olmuştur. 7258 sayılı Kanun’un 5 maddesine eklenen fıkra ile yasadışı kumar, bahis ve şans oyunlarında suç işleyenlerin mal varlıklarına el konulması, iletişimin dinlenmesi, teknik takip ve gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun tedbir hükümleri devreye alınmış bulunmaktadır.  Bu bilgiler üzerinden yola çıkarsak 2008 – 2017 yıllarının kolluk açısından etkin bir mücadelenin gösterilmesinin zahmetli olduğu ve 2017 sonrasında mücadelenin ivme kazandığı bir süreçten bahsedilebiliriz.

Ödeme Araçlarının Çeşitlenmesi

Zaman içerisinde ödeme araçlarının çeşitlenmesi sanal kumar, bahis ve şans oyunu platformlarının ödeme alma yöntem ve imkânlarını geliştirmiştir. Daha önce bahsettiğim 63 adet yasadışı sitenin kabul ettiği ödeme alma yöntemleri şaşırtıcıdır: Visa, Mastercard, Doğrudan – AnındaHavale, Papara, BitCoinDirekt, Astropay, Ecopayz, Paykasa, Tillcard, CepBank, Jeton, Cashixir, PayEnvoy, YouPayCoin, Payfix, CryptoPay, CMTCüzdan, Minipay, AsusPay, DenizbankSms, Maksipara Havale,  ZiraatCepBankası, Garanti Cep Bankası, ZiraatQR, GarantiQR, SecPay, Paykwik, Help2pay, PayTrust, PayGiga, EcoBank, MultiBanco, Payeer, Perfect Money, Qiwi, Epay, PayFun, WebMoney, Neteller, Skrill, Giropay, Sofort, KingPay, BPay, Siru, Boleto gibi.

Söz konusu siteler tarafından kullanıcılarına ödeme kabul edildiği gösterilen bu kanalların bir kısmı yurtiçinde bir kısmı yurtdışındadır. Yurtiçinde bulunan ödeme mekanizmalarında hesaplar konuyla alakası olmayan kimseler adına açılmaktadır. Bazı platformlar 20’ye yakın kripto para ile ödeme kabul ederken tamamen kripto para ile ödeme alan siteler dahi bulunmaktadır. Kripto paranın işin içine girmesi suçla mücadele eden birimler açısından işleri iyice zorlaştırmıştır. Çünkü bu birimler ödeme takibini arka plandaki suçluların tespiti için yıllarca etkin bir şekilde kullanmıştır.

Uluslararası Rekabet

Kumar, bahis ve şans oyunları birçok ülkede yasak değildir. Ancak kısmen veya tamamen bu faaliyetlerin yasaklanması veya tekeller oluşturulması fırsatçı bazı ülkeler için karlı bir sektörün ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu ülkelerin önemli bir kısmı hali hazırda vergi cenneti(offshore finans merkezi) olarak görülen ülkelerdir. Vergi cenneti olan ülkeler aynı zamanda ciddi ve bilinçli hukuk boşluklarının devlet eliyle tasarlandığı ülkeler olma özelliği gösterir. Söz konusu ülkeler sanal kumar, bahis ve şans oyunlarına diğer ülkelerin zararına kucak açmış, bunları oynatanlara lisanslar vermiş, yetmemiş sunucuları için bulut teknolojileri sağlamış ve oyuncular için güven tesis etmek adına (sözde)denetim mekanizmaları geliştirmiştir.

Daha önce bahsettiğim 63 adet yasadışı kumar, bahis ve şans oyunu sitesinin 51 adedi Curaçao Adalarından(Hollanda), 8 adedi Malta’dan, 3 adedi Güney Kıbrıs’tan, 1 adedi Kostarika’dan lisans almış ve bu ülkelerin hukukuna tabi olmuş görünmektedir. Ayrıca bu platformlar söz konusu ülkelerin otoriteleri tarafından denetlenmektedir. Platform gelirlerinden alınan vergiler, harçlar ve diğer tutarlar bu ülkelerin gelirlerini oluşturmaktadır. Normalde bu sitelerin Türkiye’den gelen trafiği IP üzerinden tanımlayıp erişimi kendilerinin engellemesi gerekmektedir. Tam aksine 3 adet Güney Kıbrıs lisanslı websitesi dışındaki diğer tüm siteler tamamen Türkçe içerikli olup doğrudan Türk kullanıcısını hedef almaktadır.

Satış Ortaklığı Sistemi, Sosyal Medya ve İnternet Reklamları

Yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunları sitelerinin işleticileri, bu alandaki potansiyeli görerek, satış ortaklığı programlarını devreye almışlardır. Yani ortaya bir de kullanıcıları kumar, bahis ve şans oyunları sitelerine yönlendiren siteler ortaya çıkmıştır. Bazen yönlendirme başına bazen de yönlendirme sonucu üyelik oluşturan kullanıcı başına bu sitelerin sahipleri yasadışı sitelerden yönlendirme gelirleri elde etmektedir. Bu siteler yasadışı siteler kapandığı anda imdada yetişmekte, arama motorlarının hızlı indeksi sayesinde hızlıca yeni bir site olarak indekslenmekte ve en güncel linkleri arama yapan kişilerin hizmetine sunmaktadır. Hatta bazı sitelerde yasadışı siteler belli kriterlere göre kendi içerilerinde sıralanmakta ve iyi kötü yönleri yorumlanmaktadır.

Bazı yasadışı siteler refere eden başka bir siteden trafik gelmedikçe kendisini erişme kapatmakta ve kamu gözetiminden bu şekilde kaçmaya çalışmaktadır. Aynı mantıkla websitesinin arama motorları tarafından indekslenmesini engelleyecek tedbirler alınmaktadır. Satış ortaklığı dışında yeni linklerin twitter üzerinden paylaşılması da tercih edilen bir yöntemdir. Sosyal mecralarda reklamı yapılması adına bazı kişilere ödeme yapılmaktadır. Giderek daha fazla kullanılması tercih edilir şekilde mobil reklamlar devreye alınmaya başlanmıştır. Ücretsiz indirilen bir telefon uygulaması oyunun veya diğer işlemlerin ortasında kullanıcısına yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunu sitelerinin reklamını göstermektedir. Hatta bazı telefon uygulamaları kendi içerisinde geçerli uygulama puanlarını elde etmek için kullanıcılarına belli sitelere üye olmayı şart koşabilmektedir.

Bu Suçlarla Mücadele İçin Neler Yapılabilir

Yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunlarıyla mücadelede aksayan yönler bunlardan ibaret değildir. Örneğin vergi denetiminin sahte belge konusunda yalnız bırakılması gibi MASAK da bu suçlarla mücadele konusunda yalnız bırakılmıştır. Şu an ülkemiz kamu yönetimindeki en büyük problem “bu iş benim işim değil” düşünce yapısıdır. Oysa bazı suçlarla mücadele topyekûn bir çabayı ve doğru bir algı yönetimini zorunlu kılmaktadır. Sanal kumar, bahis ve şans oyunlarının vergi kayıp kaçağı boyutu, suç boyutu, sınır aşan bir faaliyet olduğundan uluslararası ilişkiler ve diploması boyutu, din boyutu, aile boyutu gibi pek çok boyutu bulunmaktadır. Dolayısıyla kişiler ve kurumlar sorumluluk almaktan kaçtıkça etkin bir çözüm üretmek zorlaşmaktadır.

Son dönemde MASAK tarafından oldukça önemli ve umut verici haberler gelmektedir. Özellikle 2018 sonrası yapılan operasyonlarda birtakım çeteler çökertilmiş ve suç gelirlerine el koyulabilmiştir. Örneğin yasadışı bahis ve şans oyunları katalog suçlar arasına sokulabilmiş ve BTK re’sen erişimi engelleme yetkisini elde etmiştir. Bu suçlarla mücadele açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunları konusunda bir kamu spotu hazırlanması için çalışılması bile bu konuda değişen vizyonun bir göstergesidir. Açıkcası tüm bu gelişmeler mücadelede yeni bir döneme girildiğinin müjdecisidir. Diğer kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve toplumun bu konuda sorumluluk hisseden tüm bireyleri bu mücadele ruhuna destek vermelidir. Bu konuda kısa, orta ve uzun vadede işin arz ve talep yönüyle yürütülecek mücadeleye katkıda bulunmak adına biz de aşağıdaki başlıklarda önerilerimizi sunmak isteriz:

1- Kumar, bahis ve şans oyunlarının oynanması ve oynatılması her ülkede yasak olmadığından bu konuda ülkemiz ve aynı durumda olan diğer ülkeler lehine uluslararası bir uzlaşı sağlanması zor görünmektedir. Ancak ülkemiz uluslararası camiayı uyarmaya devam etmeli ve aynı durumda bulunan diğer ülkelerle mutlaka işbirliğine gitmelidir. Böylece arz yönlü olarak uzun vadede farkındalık yaratmak mümkün olabilecektir,

2- Ülke olarak donanmayı gönderip Malta ve Curaçao Adaları gibi yerleri sınırlarımıza katmayı düşünmüyorsak, yasadışı platformlara ülkemiz aleyhine kucak açan ülkeler ile ikili anlaşma yoluyla çözüm üretilmesi mantıklı görünmektedir. Bu noktadaki en önemli sorun söz konusu ülkelerin anlaşmaya varma konusunda çok da istekli olmamasıdır. Eğer bir şekilde anlaşma sağlanırsa ilgili ülkelerin atacağı adımla söz konusu yasadışı şirketlerin lisansları iptal edilebilir. Buna karşın uluslararası arenada bu şirketlere kucak açacak başka ülkeler bulunmakta olup uzun vadede bu ülkelerin yerini başka ülkelerin alması söz konusu olabilecektir. Yine de bu konuda bir başarı sağlanırsa kısa ve orta vadede arz yönlü bir zafer elde edilmiş olacaktır,

3- Anlaşılabileceği üzere arz yönlü mücadele bazı yapısal sorunlar içermektedir. Bu yüzden kısa ve orta vadedeki çabaların talebin kısılmasına odaklanacağı düşünülmektedir. Bu noktadaki en önemli üç başlık ise (re’sen engelleme yetkisi sonrası önemi artacak olan)VPN kullanımının engellenmesi, ödemelerin takibi ve ceza uygulaması yoluyla caydırıcılığın sağlanması olarak ortaya çıkmaktadır,

4- VPN politikası ile ilgili olarak devletimizin bazı hususları göz önünde bulundurması elzemdir. Öncelikle VPN kullanımında serbestlik; mahremiyet ve internette ifade özgürlüğünün bir kriteri olarak görüldüğünden, bazı VPN’lerin engellenmesi haksız bir şekilde ülkemizin baskıcı ülkeler arasında gösterilmesine neden olmaktadır. Ülkemizde demokrasi kültürü ve ifade özgürlüğü VPN’leri yasaklayan Rusya, Çin, İran, Suudi Arabistan gibi diğer ülkelerin oldukça ilerisindedir.

İkincisi Çin Halk Cumhuriyeti gibi devasa ve işler bir siber perdenin inşa edilmesinin hem maliyetinin fazlalığı hem de yönetiminin zorluğu göz önünde bulundurulmalıdır. VPN firmaları en yüksek gelirleri VPN’leri yasaklayan ülkeler üzerinden elde etmektedir.  VPN firmaları ayrıca yasaklama çabalarına (obfuscation) daha akıllı teknolojilerle cevap vermekte ve uzun vadede yönetim sürecini güçleştirerek maliyetleri yükseltmektedir.

Üçüncüsü VPN politikasından dürüst vatandaşlar da zarar görebilmektedir. Sanayi ve teknoloji casusluğunun tavan yaptığı bir dönemde büyük işletmelerin en önemli kaygısı bir takım ticari ve mali sırların rakiplerin eline geçmesidir. İnternet aktivitesinin izlenmesi ise bu konuda sıkça kullanılan bir yöntemdir. Dolayısıyla dışardan kurumsal ağlara erişimde pek çok firma VPN çözümlerine ihtiyaç duymaktadır.

Dördüncüsü kamu tarafında durum daha vahimdir. Kamu kurumları inceleme, denetim raporları gibi verilerin kurumsal dışardan ağlara yüklenmesi ve bu ağlara erişimde sadece VPN’e değil oldukça güvenilir bir VPN hizmetine ihtiyaç duymaktadır. Üzülerek söylemek gerekir ki Türkiye’nin yerli ve milli bir VPN firması bulunmamaktadır. Eminim bugün kamu tarafında kullanılan çözümlerin hangi ülkelere ve kişilere ait olduğu gözden geçirilse durumun ne kadar sıkıntılı olabileceği daha iyi kavranabilecektir.

Son olarak isteyen insanların bir şekilde her türlü tedbiri atlatabildiğidir. Örneğin Tor Ağı yasaklı olsa da bridge’ler üzerinden bu ağa halen erişim sağlanabilmektedir. (Tıpkı insanların evde kendi rakısını yapmaya başlaması gibi) hiçbir tedbir sanal bir sunucu kiralanması ve bunun kişiye özel bir VPN’e dönüştürülmesine engel değildir. En önemlisi ufakta StarLink gibi bir proje belirmiştir.

Tabi ki hiç kimse VPN’in yarattığı anonimliğin arkasına saklanarak bilişim suçları veya hakaret gibi diğer suçları işleyecek kadar da özgür olmamalıdır. Eğer yasaklama politikası genel ve resmi bir politika olarak sürdürülecekse Devletin en azından ihtiyaç duyan kurum, şirket, mükellef ve bireyler nezdinde kendi VPN çözümünü üretmesi ve sunması çok daha doğru bir seçenektir.

Bize göre internet ve sosyal medya reklamcılığı VPN kullanımından çok daha tehlikelidir. Reklam Kurulunun mevcut çalışma şekli ve teknolojik imkânları dolayısıyla bu reklamlar üzerinde etkin bir denetim mekanizması oluşturması mümkün değildir. Bu nedenle kamu kaynağının internet reklamların taranmasına yönelik teknoloji ve yatırımlara yönlendirilmesi daha keskin sonuçlar doğurabilecektir.

5- Yazıda yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunu ödeme kanallarına bilerek yer verilmiş ve bu alandaki çeşitlilik özellikle vurgulanmak istenmiştir. Ödemelerin takibi yoluyla suçlulara erişilmesi ve suçların çözülmesi zamanla güçleşmektedir. Giderek taranması gereken daha hacimli bir veri ortaya çıkmaktadır. Mevcut veriler için büyük veri çözümlerine ve çağdaş algoritmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Dahası bazı ödeme aracıları ve bunların verisi ülke dışında olup hem edinilmesi hem de analizi zahmetlidir. Kripto paralardaki askeri düzeydeki kriptoloji ise işleri gittikçe güçleştirmektedir. Örneğin borsa bağlantılı veya destekli işlemler dışında cüzdandan cüzdana bir kripto para gönderiminde tarafların kimliklerini çözebiliyorsak elliptic curve algoritmasının arkasına backdoor yerleştirmeye çalışan, marble’ı yazan NSA’in Türkiye’den ibret alması gerekir. Ayrıca tüm borsalar Türkiye’de değildir. Bu yüzden ödeme kanallarının takip edilmesinin etkinliği azalma eğiliminde olduğu göz ardı edilmemelidir,

6-  Şu anda bu suçlarla mücadelede en önemli silah bu sitelere para yatırarak kumar, bahis ve oyun oynayan kişilerin tespitidir. Ancak bu kişilere binlerce TL’lik cezalar gönderilmesi çözüm değildir. Caydırıcı cezaların bulunması bu işlere ilk kez soyunan ve denemek isteyen kişilerin buralardan uzak tutulması açısından önemlidir. Oysa bunlar dışında kalan oyuncuların bir kısmı üzücü bir şekilde artık bağımlı hale gelmiştir. Kumar, bahis ve şans oyunlarına ilişkin bağımlılık tecrübe edilebilecek en sinsi bağımlılık olup empati yapılabilmesi için ailenizde veya çevrenizde bu bağımlılığa sahip kişilerin bulunması gerekir.

Toplum içerisinde saygın bir yere sahip aklı başında insanlar tüm varlıklarını kaybedebilmektedir. Davranışlarda gözle görülür bozulma, kendi bütçesini yönetememe, aşırı borçlanma durumu söz konusu olmakta, aileleri ve çevreleri ile ilişkileri bozularak işlerini kaybetmektedirler. Bağımlılığın herhangi bir evresindeki bir vatandaşımıza binlerce TL’lik ceza göndermek mevcut yaşantısında ciddi sorunlar yaşayan bu kişilerin bağımlılığını tedavi etmeyeceği gibi daha fazla içe kapanmalarına, ailesi ve çevresine ek olarak devletle ilişkilerinin bozulmasına ve hatta daha büyük psikolojik yıkımlara neden olabilir.

Bağımlı kişiler sanal kumar, bahis ve şans oyunları sektörünü ayakta tutan kişiler olup sektörün temel stratejisi bu kişilerin arasına yenileri katarak ilerlemek üzerinedir. Örneğin reklamlar mevcut müşteriler için değildir. Sadık müşterilere SMS, Whatsapp, E-posta gibi yollarla doğrudan erişilir. Bağımlıların en büyük sıkıntısı hemen hemen hiçbirinin bağımlı olduğunu kabul etmemesidir. Bu kişilerin ödeme geçmişinden durumları daha iyi görülebilir.  Bu yüzden Devletimizin bu durumdaki kişiler için bir rehabilite programı başlatması, kimliklerin gizli tutulması, bu kişilerin kendi bütçelerine yönetmelerine program süresince engel olunması ve tedaviyi kabul edenler için cezaların iptali daha makul bir seçenek olabilir. Bu şekilde sektöre ve sektörün gelirlerine uzun vadede talep yönlü olarak ciddi bir darbe indirilebilir.

Yasadışı sanal kumar, bahis ve şans oyunu sitelerinin sayısı 63 değil binlerle ölçülmekte ve milyar dolar kazanan bir sektörden bahsedilmektedir. Devletimiz çok zor da olsa uluslararası arenada bir farkındalık yaratmak için çabalarını sürdürmeli, eninde sonunda başka bir ülke de yeşerme ihtimali olsa da bu yapılara kucak açan ülkelerin üzerine gitmeli ve anlaşma yollarını denemelidir. Ödemeler çağdaş yöntemlerle izlenmeli ve internet aktivitesinin analizi üzerine daha makul politikalar geliştirilmelidir. Buna karşın insan faktörü ve bunun öneminin farkına varılmaz veya arka planda bırakılırsa bataklığın kuruması mümkün olmayacak ve söz konusu sektör ülkemiz aleyhine büyümeye devam edecektir.

5 Haziran 2020 /Yasadışı Sanal Kumar, Bahis ve Şans Oyunları İle Mücadelede Yeni Dönem
Yasal Uyarı: @Vergipedia , Tüm hakları saklıdır - Yanlızca kaynak gösterilerek kullanılabilir.
ETİKETLER :

YORUM YAP

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Finansal Bilgilerimiz Paylaşılıyor

makale

Vergi kayıp ve kaçaklarını önlemek üzere OECD tarafından Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi oluşturulmuştur Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tamamının yanı sıra İsviçre, Norveç, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler de dahil bugün itibarıyla 136 ülkenin taraf olduğu Sözleşme, uluslararası vergisel işbirliği ve şeffaflığın bir gereği olarak 2011 yılında Türkiye tarafından ...

1 Ekim 2020 0 2

Elektronik Fatura Mimarisi ve Hindistan E-Fatura Uygulaması

makale

Elektronik belge dünyadaki mali idarelerin en önemli hayallerden birisi Ülkemiz ise bu alanda önemli bir başarı kaydeden ülkeler arasında yer alıyor Kendi kulvarındaki birçok ülkeye göre erken başlayan, oldukça yavaş ilerleyen ve yakın tarihli atılımlarla gaza basılarak artık ekonominin geneline yayılan bir e-belge alt yapısına sahip bulunuyoruz Gerçekten gurur ...

29 Eylül 2020 0 43

Son Yorumlananlar

Top
Menu