2018 yılına kadar da Vergi İdaresi duruma seyirci kalmaktan öte gidemedi. 2018 yılında Vergi Usul Kanununa eklenen geçici madde ile mükelleflerin aktiflerinde yer alan taşınmazların değerinin Yİ-ÜFE değerindeki artış oranı dikkate alınarak, yeniden belirlenmesi imkanı sağlandı. Ancak bu düzenlemenin sadece taşınmazlarla sınırlı olması ve değerleme sonucunda ödenecek vergi oranının %5 gibi yüksek bir oran olmasından dolayı pek rağbet görmedi. Geçtiğimiz Haziran ayında yasalaşan ve halk arasında vergi affı olarak bilenen, “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin” 7326 Sayılı Kanun ile tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dâhil olmak üzere ferdi işletme sahibi gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine yeniden değerleme imkanı getirildi. Bu uygulamadan yararlanma imkanı da 31.12.2021 tarihine kadar devam etmektedir.

Yeniden değerleme müessesesi vergi mevzuatına ilk defa Vergi Usul Kanunu’na 1963 yılında eklenen geçici 11. maddeyle girdi. Madde daha sonra mükerrer 298. maddeye taşındı ve uzun süre uygulandı. Dönemin enflasyonist koşullarına cevap veremediği için de 2004 de yürürlüğe giren düzenleme ile yerini enflasyon düzeltmesine bıraktı.

Enflasyonun mali tablolar üzerindeki olumsuz etkilerinin düzeltilmesi amacıyla vergi sistemindeki yerini alan enflasyon düzeltmesi ne yazık yasada yapılan düzenleme çerçevesinde enflasyon düzeltmesi koşulları oluşmadığı için sadece 2004 yılında uygulanabildi.

Mali tabloların enflasyon karşısında erimesini önlemek için getirilen enflasyon düzeltmesi, yasal şartlar oluşmadığından uygulanamadığı için de mali tabloları enflasyona karşı korumak için getirilen düzenleme, tam aksine mali tabloların enflasyon altında ezilmesine yol açtı.

2018 yılına kadar da Vergi İdaresi duruma seyirci kalmaktan öte gidemedi. 2018 yılında Vergi Usul Kanununa eklenen geçici madde ile mükelleflerin aktiflerinde yer alan taşınmazların değerinin Yİ-ÜFE değerindeki artış oranı dikkate alınarak, yeniden belirlenmesi imkanı sağlandı. Ancak bu düzenlemenin sadece taşınmazlarla sınırlı olması ve değerleme sonucunda ödenecek vergi oranının %5 gibi yüksek bir oran olmasından dolayı pek rağbet görmedi.

Geçtiğimiz Haziran ayında yasalaşan ve halk arasında vergi affı olarak bilenen, “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin” 7326 Sayılı Kanun ile tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dâhil olmak üzere ferdi işletme sahibi gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine yeniden değerleme imkanı getirildi. Bu uygulamadan yararlanma imkanı da 31.12.2021 tarihine kadar devam etmektedir.

7326 sayı yasa ile getirilen bu yeniden değerleme imkanının sağladığı avantajları ve nasıl uygulanması gerektiğini Haziran ayında yayınlanan yazım ile sizlerle paylaşmıştım.

2018 yılında yapılan düzenlemeden en önemli farkı sadece taşınmazlar değil, makine-teçhizat, taşıt, demirbaş, haklar, özel maliyetler gibi diğer duran varlıklar da yeniden değerlemeye tabi tutulabilecektir.

Bir diğer önemli fark ise yeniden değerleme neticesinde pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarı üzerinden %5 değil %2 oranında vergi hesaplanacak olmasıdır.

7338 Sayılı “Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile geçtiğimiz Ekim ayında son yapılan düzenlemeyle de vergi sistemindeki yeniden değerleme imkanı kalıcı hale getirildi ve uygulama 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren başlayacak.

Düzenlemeye göre, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri (enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç) enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla, bilançolarına dâhil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerini (bu niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç) ve bunlar üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları aşağıda belirtilen şartlar doğrultusunda yeniden değerleyebileceklerdir.

1. İktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan (iktisadi kıymetlerin aktifleştirildiği hesap dönemine ilişkin olanlar hariç) kur farkları ve kredi faizleri (bunlara isabet eden amortismanlar dâhil) yeniden değerleme kapsamına girmez.

2. Yeniden değerlemede, iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait amortismanların, bu Kanunda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve değerlemenin yapılacağı hesap dönemi sonu itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınır. Amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.

3. İktisadi kıymetlerin tespit edilen değerleri ve bunlara ilişkin amortismanların, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait olan yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur.

4. Yeniden değerleme neticesinde iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelen değer artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışı ayrıntılı olarak görünecek şekilde, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.

5. İktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini, yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortismana tabi tutmaya devam ederler.

6. Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.

7. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması (satış, devir, işletmeden çekiş, tasfiye gibi) halinde, bunlara isabet eden pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur.

8. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllarda geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.

9. Hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymetler için aktife girdiği hesap döneminde, yeniden değerleme yapılmaz.

10. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından önce enflasyon düzeltmesi yapılmasına ilişkin şartların oluşması halinde, enflasyon düzeltmesi yapılır. Söz konusu bent gereği öz sermaye kalemlerinin düzeltilmesinde bu madde kapsamındaki yeniden değerleme değer artış fonu öz sermayeden düşülür. Ayrıca mezkûr değer artış fonunun sermayeye ilavesi nedeniyle oluşan sermaye artışları sermaye artışı olarak dikkate alınmaz ve enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.

11. Enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluştuğu dönemlerde, yeniden değerleme yapılmaz.

Görüldüğü üzere, 7326 sayılı yasa ve 7338 sayılı yasalarda, mükelleflere yeniden değerleme imkanı getirilerek, mali tablolar üzerindeki enflasyonist baskı azaltılmaya çalışılmaktadır.

Mükellefler dilerlerse 7326 sayılı yasa ile değerleme yapacakları taşınmaz ve iktisadi kıymetin, aktife girdiği tarihten 31.12.2021 tarihine kadar yani geçmiş dönemler için yeniden değerlemesini yapabilecek ve karşılığında %2 oranında vergi ödeyeceklerdir.

31.12.2021 itibari ile yeniden değerlemeye tabi tutulmuş iktisadi kıymeti de 7338 sayılı yasa ile 1.1.2022 den itibaren yeniden değerlemeye devam edebileceklerdir. Bunun karşılığında da herhangi bir vergi ödemeyeceklerdir.

Dileyen mükelleflerde 7326 sayılı yasadan hiç yararlanmadan yine 7338 sayılı yasa ile Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 32. maddeden yararlanarak geçmiş dönemlere yeniden değerleme yapmaları da mümkündür.

Kalıcı olan ve 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren uygulanacak yeniden değerleme vergisiz ve ihtiyari olup zorunlu değildir. Ayrıca, kalıcı düzenleme geriye doğru yani 2022 yılından önceki dönemler için yeniden değerleme yapılmasına imkân vermiyor. Geçici düzenleme ise, tek başına değil, bu kalıcı düzenleme öncesinde olmak üzere yapılabilir. Kalıcı düzenleme uyarınca 2022 veya izleyen yıllarda ihtiyari olarak yeniden değerleme yapan mükellefler, istedikleri takdirde %2 vergi karşılığında, 1 Ocak 2005 ile kalıcı düzenleme uyarınca ihtiyari yeniden değerlemenin yapıldığı yıldan bir önceki yılın sonuna kadar yeniden değerleme yapabileceklerdir.

Geçici düzenleme uyarınca yeniden değerleme yapmakla birlikte yeniden değerlemenin ilgili olduğu hesap döneminden sonraki hesap dönemi için kalıcı yeniden değerleme yapmayan mükellefler, daha sonraki dönemlerde yapacakları kalıcı yeniden değerlemeden önce geçici düzenleme kapsamında yeniden değerleme yapamayacaklardır.

Kalıcı düzenlemeye göre yeniden değerleme yapılması ise geçmişe dönük yeniden değerleme yapılmasını zorunlu kılmıyor. Ancak %2 vergi ödenmeden geçmişe dönük yeniden değerleme yapılması da mümkün bulunmuyor.

Görüldüğü üzere mükellefler için oldukça faydalı bir düzenleme yürürlüğe girmiş bulunuyor. Ancak uygulama konusunda hem 7326 sayılı yasada düzenleme bulunması hem de 7338 sayılı yasa da kalıcı ve geçici olmak üzere iki düzenlemenin bulunması kafaları biraz karıştıracak gibi. Konuyla ilgili tebliğ de kısa sürede yayımlanacaktır diye ümit ediyorum.

Tüm okuyucularıma sağlıklı günler dilerim.

Yazımız https://www.cemberymm.com.tr adresinden alınmıştır.

17 Kasım 2021 /Yeniden Değerleme Kalıcı Hale Geldi
Yasal Uyarı: @Vergipedia , Tüm hakları saklıdır - Yanlızca kaynak gösterilerek kullanılabilir.
ETİKETLER :

YORUM YAP

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yorumlananlar

Top
Menu