T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

27575268-105[10-2012-9134]-284

27/03/2013

Konu

:

Daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de ticari faaliyette bulunan dar mükellef kurumun vergisel yükümlülüğü hk.

 

 

İlgi özelge talep formunuzda; … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, kanuni merkezi … olan … firmasına bağlı olarak faaliyetinizi sürdürdüğünüz, bağlı bulunduğunuz söz konusu firmanın, şirketinizi daimi temsilci atamak suretiyle Türkiye’de yedek parça dağıtımı yapmak üzere dar mükellef tüzel kişi olarak mükellefiyet tesis ettirmek istediği, bu faaliyetin ticaret siciline tescil yapılmadan ve Türkiye’de şube açılmadan gerçekleştirileceği belirtilerek, vergi mevzuatı açısından bunun mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye’de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği; üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar sayılmış olup bu fıkranın (a) bendinde ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye’de iş yeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançların, dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergiye tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı maddenin dördüncü fıkrasında da bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye’de elde edilmesi ve Türkiye’de daimi temsilci bulundurulması hususlarında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde; “7 nci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı işyeri, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tayin olunur.

Aynı maddede yazılı daimi temsilci, bir hizmet veya vekalet akdi ile temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayrimuayyen bir müddetle veya müteaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimsedir…” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, dar mükellef kurumların Türkiye’de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri veya daimi temsilci bulundurmaları ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilmesi halinde, elde edilen ticari kazançların dar mükellefiyet esasında Türkiye’de vergilendirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, şube açmaksızın daimi temsilci vasıtasıyla faaliyet gösterecek olan yabancı kurumun ticaret siciline tescil ettirilip ettirilmeyeceği hususu Bakanlığımız görev alanına girmediğinden buna ilişkin sorunuz cevaplandırılamamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Daimi Temsilci Vasıtasıyla Türkiye’de Ticari Faaliyette Bulunan Dar Mükellef Kurumun Vergisel Yükümlülüğü Hk.

27.03.2013

27575268-105[10-2012-9134]-284

Son Yorumlananlar

Top
Menu