T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.06.18.02-32227-8017-977

10/11/2011

Konu

:

Damga vergisi kesintisinin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ve tevsik zorunluluğu hk.

 

 

            İlgi özelge talep formunuzda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi olduğunuz, Sosyal Güvenlik Kurumu, Defterdarlıklar ve saymanlıklara kargo ve taahhütlü olarak gönderdiğiniz fatura bedelleri üzerinden kesilen damga vergileri düşüldükten sonra kalan meblağların banka hesabınıza yatırıldığı, ancak, adı geçen kurumlardan damga vergisi kesintisine ilişkin herhangi bir belge alınamadığından, alacağınıza ait ödemelerin eksik kaldığı ve cari hesapların damga vergisi kesintisi kadar açık göründüğü, ilgili kurumlarca, iş yoğunlukları nedeniyle ayrı bir belge vermelerinin mümkün bulunmadığının ifade edildiği belirtilerek, yasal kesinti oranı üzerinden kesilen damga vergilerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak yazılıp yazılamayacağı ve ne şekilde tevsik edileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.

            Bilindiği üzere, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olacağı, bu Kanundaki kağıtlar teriminin yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz  edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği, 3’üncü maddesinde Damga Vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişilerin ödeyeceği hüküm altına alınmıştır.

            Diğer taraftan, Kanunun 8’inci maddesinde ise, bu kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzelkişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı, hükme bağlanmıştır.

            Yine, Damga Vergisine tabi kağıtlara ilişkin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar” başlıklı bölümünün “1. Makbuzlar” başlıklı alt bölümünün (a) fıkrasında, resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların binde 7,5 (01/01/2010 tarihinden geçerli olmak üzere binde 8,25) oranında damga vergisine tabi tutulacağı hükmü yer almıştır.

            Buna göre, Damga Vergisi Kanununun 8’inci maddesi kapsamında sayılan resmi dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak yaptığı ödemeler sırasında düzenlenen kağıtların,488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun 4/1-a bendine göre damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

            Öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6’maddesinde; kurumlar vergisinin, Kanunun birinci maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40’ıncı maddesinde de; ticari kazancın tespitinde hasılattan indirilecek giderler bentler halinde sayılmış olup; söz konusu maddenin 6’ıncı bendinde, işletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçların hasılattan indirileceği hükme bağlanmıştır.

            Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun İspat Edici Kâğıtlar başlıklı 227 inci maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, kamu idareleri tarafından düzenlenmesi gereken belgeler ilgili mevzuatlarında belirlenmiş bulunmaktadır.

           Buna göre; söz konusu kamu idareleri tarafından şirketinize yapılan ödemeler sırasında fatura bedelleri üzerinden kesilen damga vergisinin; yukarıda yer alan usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilmesi şartıyla, Gelir Vergisi Kanununun 40/6’ncı maddesi hükmü uyarınca kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Damga Vergisi Kesintisinin Kurum Kazancının Tespitinde Gider Olarak İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı Ve Tevsik Zorunluluğu Hk.

10.11.2011

B.07.1.GİB.4.06.18.02-32227-8017-977

Son Yorumlananlar

Top
Menu