T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MERSİN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

18008620-125[ÖZG-2012-21]-25

13/03/2013

Konu

:

Dar mükellef kurumun Türkiye’deki Şubesi tarafından düzenlenen fatura bedellerinin, doğrudan Rusya’daki Merkezinin banka hesabına ödenmesi.

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda;

– Merkezi Rusya’da bulunan şirketin Türkiye şubesi olarak faaliyet gösterdiğiniz ve Başkanlığımız……….Vergi Dairesi Müdürlüğünün dar mükellefi olduğunuz,

– Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyetinde Akkuyu Sahasında Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşma kapsamında Nükleer Güç Santralı (NGS) inşası için emtiaların tedariki, hizmetlerin icrası ve projenin inşa aşaması ile bağlantılı olarak çalışmaların yürütülmesinde genel yüklenici olarak firmanızın görevlendirildiği

belirtilmiş olup genel yüklenici olarak yurtdışından satın alarak Türkiye’de tam mükellef olarak faaliyet gösteren ve NGS projesinin işvereni konumunda bulunan …….. A.Ş.’ye faturalandırdığınız hizmet bedellerinin, adı geçen şirket tarafından, şubenize gönderilmeden direkt Rusya’da bulunan merkezinize ait banka hesabına gönderilmesi ve bu transfer neticesinde oluşabilecek karın kurumlar vergisi hesap dönemi kapanmadan her para transferinde hesaplanması halinde, kar dağıtım stopajının ne zaman beyan edilip ödeneceği konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmuştur.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun birinci maddesinde yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, yalnız Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış; üçüncü fıkrasında, dar mükellefiyette kurum kazancının hangi gelir unsurlarından oluştuğu sayılmış ve Türkiye’de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançların, kurum kazancı olarak vergilendirileceği belirtilmiş; dördüncü fıkrasında ise bu maddede belirtilen kazanç ve iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye’de elde edilmesi konusunda Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Dar mükellef kurumların Türkiye’de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olması veya daimi temsilci bulundurmaları ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilmesi halinde, elde edilen ticari kazançların dar mükellefiyet esasında Türkiye’de vergilendirilmesi gerekmektedir.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.9.2. Yurt dışında yapılan inşaat işleri nedeniyle, merkez ve şube arasındaki cari hesapların değerlemesi” başlıklı bölümünde;

“Yurt dışında yapılan inşaat işleri ile ilgili olarak Türkiye’deki merkez ile yurt dışındaki işyeri arasında ortaya çıkan ilişkilerde yurt dışındaki işyerine Türkiye’den fatura kesilmek suretiyle yapılan ve o işyerinde maliyet veya gider olarak kabul edilen mal ve hizmet hareketleri ile yurt dışındaki işyeri ile Türkiye’deki merkez arasındaki para hareketlerinin ayrı ayrı hesaplarda izlenmesi ve değerlemenin buna göre yapılması gerekmektedir.

Yurt dışındaki işyerine merkez tarafından fatura düzenlenmek suretiyle ihraç olunan emtia ile yurt dışına yönelik olarak fatura düzenlenmek suretiyle yapılan hizmetlerden doğan dövize bağlı alacak ve borçların aynen mal veya hizmet ihracından doğan alacak ve borçlarda olduğu gibi değerlemeye tabi tutulacağı ve değerleme farklarının vergi matrahının tespitinde dikkate alınacağı tabiidir.

Türkiye’de bulunan merkez ile yurt dışındaki işyeri arasında gerçekleşen diğer para hareketlerinden doğan alacak ve borçların ise gerçek bir alacak ve borç niteliği taşımadığı açıktır. Bu nedenle, söz konusu para hareketlerine dayalı cari hesap bakiyelerinin değerlemesine gerek bulunmamaktadır.”

açıklamaları yer almaktadır.

Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup, aynı maddenin 6 ncı fıkrasında ise yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden, kurum bünyesinde % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının “Temettüler” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. Bununla beraber söz konusu temettüler, aynı zamanda temettü ödemesini yapan şirketin mukim olduğu Âkit Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, temettü elde eden, temettünün gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi gayrisafi temettü tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.

4. Diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunan bir Âkit Devlet mukimi olan bir şirketin kazancı, bu işyerinin bulunduğu Âkit Devlette ve bu Devletin mevzuatı uyarınca 7 nci maddeye göre vergilendirildikten sonra, kalan kısım üzerinden 2 nci fıkrada belirtilen oranı aşmamak üzere vergilendirilebilir.”

hükmü yer almıştır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre;

– Türkiye’de verdiğiniz hizmetler karşılığında, Türkiye’de tam mükellef olarak faaliyet gösteren……….A.Ş. tarafından şubeniz adına doğrudan Rusya’daki merkezinize ait banka hesabına yapılan ödemelerin, hesap dönemi takvim yılı olan şubeniz tarafından kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği Nisan döneminde ana merkeze aktarılan kar payı olarak değerlendirilmesi,

– Hesap dönemi itibariyle belirlenen ve indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısım üzerinden ise, % 10 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılması ve Nisan dönemine ait muhtasar beyanname ile beyan edilmesi

gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Dar Mükellef Kurumun Türkiye’deki Şubesi Tarafından Düzenlenen Fatura Bedellerinin, Doğrudan Rusya’daki Merkezinin Banka Hesabına Ödenmesi Hk.

13.03.2013

18008620-125[ÖZG-2012-21]-25

Son Yorumlananlar

Top
Menu