T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-KVK-5-33-691

22/06/2012

Konu

:

Doğalgaz boru hattı proje ortaklığı gelirinin yurt dışı şube kazancı olup olmadığı

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 2002 yılında Cayman Adalarında kurulan şirketiniz adına 10.04.2009 tarihinden itibaren Türkiye’de tam mükellefiyet tesis edildiği, şirketinizin … Projesinin boru hattı bölümü olan … Doğal Gaz Boru Hattı Projesini yürütmek üzere kurulan ve tüzel kişiliğe sahip proje şirketi ….’nun %9 hissedarı olduğu, proje şirketinin ayrı tüzel kişiliğe sahip bir şirket gibi görünse de sadece ortakları adına faaliyet gösteren iş ortaklığı niteliğinde olduğu, gelirinin de uluslararası proje antlaşmaları doğrultusunda boru hattından geçen doğal gaz miktarına göre belirlendiğini ve gelirin geçiş ülkelerinden biri olan Azerbaycan’da %27, Gürcistan’da ise %25 oranında vergiye tabi tutulduğu, projeden elde edilen gelirlere ait beyannamelerin … tarafından verilerek vergilerin ödendiği, ödenen vergilerin proje ortakları adına olduğuna dair belgenin vergilemeyi yapan ilgili ülkelerde düzenlendiği, dolayısıyla hissenize isabet eden kazancınızın iştirak kazancı değil yurtdışı faaliyet geliri olduğu belirtilerek Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan istisnadan yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; kurumlar vergisine tabi kurumlar sayılmış olup aynı Kanunun 3 üncü maddesinde de bu kurumlardan kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanların tam mükellef olarak gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır.

            Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yurt dışı iştirak kazançlarını istisnası düzenlenmiş;

            “1) İştirak payını elinde tutan şirketin, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az % 10’una sahip olması,

            2) Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla iştirak payının kesintisiz olarak en az bir yıl süreyle elde tutulması (Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle veya yurt dışı iştirakin iç kaynaklarından yapılan sermaye artırımları nedeniyle elde edilen iştirak payları için sahip olunan eski iştirak paylarının elde edilme tarihi esas alınır.),

            3) Yurt dışı iştirak kazancının kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dahil iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,

            4) İştirak kazancının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi.”

            hükmüne yer verilmiştir.

            Aynı maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde ise kurumların yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimî temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan kurum kazançları;

            1) Bu kazançların, doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,

            2) Kazançların elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması,

            3) Ana faaliyet konusu, finansal kiralama dahil finansman temini, sigorta hizmetlerinin sunulması veya menkul kıymet yatırımı olan kurumlarda, bu kazançların doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması

            kaydıyla kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

            Konu ile ilgili olarak 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.2. Yurt dışı iştirak kazançları istisnası” başlıklı bölümünde; Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, kurumların yurt dışından elde ettikleri iştirak kazançlarının belli koşullar altında kurumlar vergisinden istisna edileceği belirtilmiş olup, söz konusu istisnadan yararlanılabilmesi için de anılan bentte yer alan şartların topluca yerine getirilmesinin gerektiği belirtilmiştir.

            Ayrıca anılan Tebliğin “5.8. Yurt dışı şube kazançları” başlıklı bölümünde;

            “Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile kurumların yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri kurum kazançları, belli şartlar altında kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

            Yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimi temsilciler aracılığıyla elde edilen kurum kazançlarının;

            Doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,

            Elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması,

            İştirak edilen şirketin ana faaliyet konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini, sigorta hizmetlerinin sunulması veya menkul kıymet yatırımı olması durumunda, bu kazançların doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında (%20) gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması gerekmektedir.

            Bu bent uyarınca toplam vergi yükü, Tebliğin (5.2.1.5) bölümünde yer alan açıklamalara göre tespit edilecektir.”

            açıklamalarına yer verilmiştir.

            Bu itibarla, … Doğal Gaz Boru Hattı Projesi için ortaklık şeklinde kurulan …. şirketinin tüzel kişiliği olması nedeniyle, proje geliri de bu şirkete ait bulunmaktadır. Dolayısıyla elde etmiş olduğunuz kazancın, …’nun hisseniz oranında şirketinize aktardığı kar payı yani  iştirak kazancı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Ancak, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen istisna hükmünün uygulanabilmesi için maddede sayılan şartların topluca yerine getirilmesi gerektiğinden, diğer şartların sağlandığı kabul edilse bile, …’ya iştirak oranınızın % 9 olması nedeniyle yurtdışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %10’una sahip olma şartı yerine getirilmediğinden, bu iştirakinizden elde ettiğiniz kazancınızın anılan bent kapsamında kurumlar vergisinden istisna tutulması mümkün değildir.

            Ayrıca, özelge talep formunda belirttiğiniz kazancınız yurtdışında bulunan işyeriniz veya daimi temsilciniz aracılığıyla elde edilen bir kazanç olmadığından Kurumlar Vergisi Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan istisnadan da yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Doğalgaz Boru Hattı Proje Ortaklığı Gelirinin Yurt Dışı Şube Kazancı Olup Olmadığı Hk.

22.06.2012

B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-KVK-5-33-691

Son Yorumlananlar

Top
Menu