T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.99.16.02-KVK-6-21

16/01/2012

Konu

:

Fatura karşılığında yapılacak finansal destek ödemelerinin gider kayıtlarına intikali.

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin akaryakıt dağıtım, madeni yağ üretim ve pazarlanması işi ile uğraşmakta olduğu, bu iş ile ilgili olarak bayilerle beş yıl süreli bayilik anlaşması yaptığınız ve bu beş yıllık bayilik süresinin herhangi bir döneminde ve bayilik süresi ile herhangi bir ilişki bulunmaksızın bayilerin istasyona yapacağı yatırımlara destek olmak amacıyla yatırım destek primi veya yatırımlara katkı payı adı altında fatura karşılığı ödeme yapacağınız belirtilerek bayilere yapacağınız bu ödemelerin fatura tarihinde mi yoksa dönemsellik ilkesi gereği bayilik sözleşme süresince mi gider yazılması gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Safi Kurum Kazancı” başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise bu farka ilave olacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.

Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar “dönemsellik ilkesi” ile “tahakkuk esası ilkesi”dir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir veya gider unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönemin kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin bayilerine, istasyona yapacakları yatırıma destek olmak üzere yatırım destek primi veya yatırımlara katkı paylarının, kira sözleşmesi ile ilişkilendirilmeksizin tahakkuk ettiği dönemde kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.

Öte yandan, bahse konu destek primi veya yatırımlara katkı paylarının, elde eden bayi açısından da aynı dönem ticari kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınmasının gerekeceği tabiidir. 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Fatura Karşılığında Yapılacak Finansal Destek Ödemelerinin Gider Kayıtlarına İntikali Hk.

16.01.2012

B.07.1.GİB.4.99.16.02-KVK-6-21

Son Yorumlananlar

Top
Menu