T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

84098128-125[19-2012/6]-457

30/07/2013

Konu

:

Limited şirketten anonim şirkete dönüşülmesi durumunda Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 5 inci maddesinde yer alan şartların ihlal edilip edilmeyeceği hususu

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 5 inci maddesi uyarınca, … Vergi Dairesinin … vergi numaralı mükellefi … ve aynı Vergi Dairesinin … vergi numaralı mükellefi … ile … tarihinde devir yolu ile birleştiği, devir işlemlerinin … tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile tescil ve ilan edildiği; öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 180 ve 181 inci maddeleri hükümlerinden yararlanarak şirket ortaklarının payları ve hakları aynen korunarak limited şirketten anonim şirkete dönüşmenizin Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 5 inci maddesinde yer alan şartları ihlal edip etmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

            Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinde “(1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir:

            a) Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması.

            b) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi.

            (2) Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde tür değiştirmeleri de devir hükmündedir.

            …”

            hükmüne yer verilmiştir.

            Aynı Kanunun Geçici 5 inci maddesinde ise “(1) Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin bu madde kapsamında 31/12/2009 tarihine kadar yapılan birleşmelerinde;

            a) Birleşilen kurum tarafından münfesih kurumun birleşme tarihindeki sabit kıymetlerinin rayiç bedelle, diğer kıymetlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre değerlemek suretiyle bir bütün halinde devralınması ve bilançosuna kaydedilmesi,

            b) Birleşmeden doğan kazançların tamamının birleşme tarihi itibarıyla birleşilen şirketin sermayesine eklenmesi,

            c) Birleşilen kurumun, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini; münfesih kurumun, birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde birleşme nedeniyle vereceği kurumlar vergisi beyannamesine ekli bir taahhütnameyle taahhüt etmesi,

            ç) Birleşme sonrasında üç yıl süreyle aylık ortalama bazda birleşilen kurum ile münfesih kurum tarafından,  1/4/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta bildirgelerine göre istihdam edilenlerin toplamından az olmamak üzere aylık istihdam sağlanması, şartlarıyla birleşme işlemlerinden doğan kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır.   

            (2) Birleşme nedeniyle infisah eden kurumun, birleşme tarihinde sona eren hesap döneminde elde ettiği kazançları ile birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere, üç hesap döneminde elde ettiği kazançlara, onbirinci fıkraya göre belirlenen indirimli kurumlar vergisi uygulanır.

            …

            (4) Birleşilen kurumun; indirimli kurumlar vergisi uygulamasının sona erdiği yılı izleyen üçüncü yılın sonuna kadar, bu Kanunun 18 inci ve 19 uncu maddelerine göre birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulması (31/12/2009 tarihine kadar KOBİ’lerin kendi aralarında yapacakları hariç) ile tasfiye edilmesi veya sermaye azaltımında bulunması halinde, birleşmeden dolayı istisna edilen ya da indirimli oran uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, gecikme faizi ile birlikte birleşilen kurumdan tahsil edilir.

            …”

            açıklamaları yer almaktadır.

           Konuyla ilgili olarak, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (39.3.1) bölümünde, Kanunun geçici 5 inci maddesi uyarınca yapılacak KOBİ birleşmelerinde, münfesih kurumun birleşme tarihindeki sabit kıymetlerinin rayiç bedelle, diğer kıymetlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre değerlenmek suretiyle bir bütün halinde devralınması ve bilançosuna kaydedilmesi gerektiği; (39.3.2) bölümünde ise KOBİ birleşmelerinde münfesih kurumda doğan birleşme kazançlarının birleşme tarihi itibarıyla birleşilen kurumun sermayesine ekleneceği belirtilerek sermayeye eklenecek kazanç tutarının, birleşme nedeniyle kurumlar vergisinden muaf olacağı ifade edilmiştir.

            Aynı Genel Tebliğin “39.3.5. Birleşilen kurumun daha sonraki tarihlerde birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulmaması” başlıklı bölümünde;

            “Geçici 5 inci maddenin dördüncü fıkrasına göre, birleşilen kurumun; birleşme tarihinden itibaren indirimli kurumlar vergisi uygulamasının sona erdiği yılı izleyen üçüncü yılın sonuna kadar;

             – Kanunun 18 inci ve 19 uncu maddelerine göre birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulmaması,

             – Tasfiye edilmemesi,

             – Sermaye azaltımında bulunmaması

             gerekmektedir. 31/12/2009 tarihine kadar KOBİ’lerin kendi aralarında yapacakları birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemleri bu şartların ihlali anlamına gelmemektedir.

             Bu şartlara uyulmaması durumunda, birleşmeden dolayı istisna uygulaması nedeniyle veya indirimli kurumlar vergisi uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ceza uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte birleşilen kurumdan tahsil edilecektir.”

            denilmiştir.

           Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, her ne kadar Türk Ticaret Kanununun 180 inci maddesinde yeni türe dönüştürülen şirketin eskinin devamı olduğu belirtilmişse de şirketinizce yapılacak olan tür değişikliği işlemi Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesi kapsamında “devir” olarak değerlendirileceğinden, zikredilen Kanunun Geçici 5 inci maddesi uyarınca yararlanılan indirimli kurumlar vergisi uygulamasının sona erdiği yılı izleyen üçüncü yılın sonuna kadar devir işleminin gerçekleştirilmesi durumunda, birleşmeden doğan kazançlara uygulanan istisna ya da indirimli oran uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilemeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte şirketinizden tahsil edilecektir.        

            Bilgi edinilmesini rica ederim.          

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Limited Şirketten Anonim Şirkete Dönüşülmesi Durumunda Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 5 İnci Maddesinde Yer Alan Şartların İhlal Edilip Edilmeyeceği Hk.

30.07.2013

84098128-125[19-2012/6]-457

Son Yorumlananlar

Top
Menu