T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

49327596-125[4.KVK.2012.24]-183

22/07/2013

Konu

:

Muhtarlığın zirai amaçlı su sağlamasının KVK,KDV,GVK, VUK’nu Yönünden Durumu

 

 

             İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … ilçesi … Köyüne DSİ tarafından zirai sulama amacıyla gölet yaptırıldığı ve zirai amaçlı su tesliminin muhtarlıkça yürütülmesinin istenildiği belirtilerek, zirai amaçlı su teslimi nedeniyle muhtarlığınızın Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Vergi Usul Kanunu yönünden vergisel sorumlulukları ile muhtarlıkça bu hizmet için çalıştırılacak işçiye ödenecek ücretin Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 5 inci bendi kapsamında istisna olup olmadığı konularında Başkanlığımızdan görüş talep edilmiştir.

            KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşlarının kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai, zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

            Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde;

            İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların oluşturdukları birlikler veya bunlara bağlı kuruluşlar tarafından işletilen;

            1)      Kanal, boru ve benzeri yollarla dağıtım yapan su işletmelerinin,

            2)      Belediye sınırları içinde faaliyette bulunan yolcu taşıma işletmelerinin,

            3)      Kesim, taşıma ve muhafaza işleriyle sınırlı olmak üzere mezbahaların,

            kurumlar vergisinden muaf olduğu belirtilmiştir.

            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.10. İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların oluşturdukları birlikler veya bunlara bağlı kuruluşlar tarafından işletilen işletmeler” başlıklı bölümünde muafiyet kapsamına giren su işletmelerinden, şebeke suyunun boru hattı ile dağıtımını yapan işletmelerin anlaşılması gerektiği, çeşitli kaplara konularak teslimi yapılan su satışlarının bu kapsamda değerlendirilmeyeceği açıklamalarına yer verilmiştir.

            Öte yandan, kurumlar vergisi uygulamasında, köylerin tüzel kişilikleri itibariyle vergi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte, söz konusu tüzel kişilik bünyesinde oluşacak iktisadi işletmeleri nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmektedir.

            Buna göre, işletme, bakım ve sorumluluğu DSİ tarafından köy muhtarlığına devredilen gölet ve sulama tesisinden bedel karşılığı köylüye yapılan zirai amaçlı su dağıtımı faaliyeti nedeniyle köy tüzel kişiliğinin Kurumlar Vergisi Kanununun 4/1-ı maddesi gereğince kurumlar vergisinden muaf tutulması gerekmektedir.

              KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 

            Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-h maddesinde, zirai amaçlı su teslimleri ile köy tüzel kişiliklerince köyde ikamet edenlere yapılan ticari amaçlı olmayan perakende içme suyu teslimlerinin KDV’den müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

            Buna göre, zirai amaçlı su teslimleri ticari amaçlı olup olmadığına bakılmaksızın KDV Kanununun 17/4-h maddesi gereğince KDV’den istisna olduğundan köy muhtarlığı tarafından yapılacak zirai amaçlı su teslimlerinde istisna kapsamında işlem yapılması gerekmektedir.

            VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:

            Bilindiği üzere; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesinde, iktisadi kamu müesseselerinin defter tutmaya mecbur oldukları; 173 üncü maddesinde kurumlar vergisinden muaf olan iktisadi kamu müesseselerinin defter tutmak mecburiyetinde olmadıkları, ancak bu muafiyetin diğer vergilerden birine tabi olan (KDV gibi) mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları defterleri kapsamadığı, 176 ncı maddesinde defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılmış tüccarlardan I nci sınıf tüccarların bilanço esasına göre, II nci sınıf tüccarların ise işletme esasına göre defter tutacakları; 177 nci maddesinde, her türlü ticaret şirketleri ile kurumlar vergisine tabi diğer tüzel kişilerin I nci sınıfa dahil oldukları hüküm altına alındıktan sonra, 182 nci maddede bilanço esasında tutulacak defterler sayılmış, 220 nci  maddede ise tasdike tabi defterlere ilişkin hükümler yer almıştır.

            Mezkur Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 uncu ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

            Öte yandan, 164 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 3 üncü bölümünde, Genel ve Katma Bütçeli İdarelere, İl Özel İdarelerine, Belediyeler ve Köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan Teşebbüs, Teşekkül, Kuruluş, Müessese, Bağlı Ortaklık, İştirak ve İşletmelerin tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre Tebliğde sayılan belgeleri düzenleyecekleri, ancak bu kuruluşların kullanacakları belgelerin üzerine “Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir.” kaşesini basacakları veya matbaa baskısı ile belirtecekleri, 206 Sıra No.lu Genel Tebliğin A-6 bölümünde ise bu işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların belgelerine ayrıca “Kurumlar Vergisinden Muaftır.” 

ibaresini de kaşeyle basarak veya matbaa baskısı ile bastırarak kullanmak zorunda oldukları düzenlemesine yer verilmiştir.

            Buna göre, köy muhtarlığının köylülerin zirai sulama ihtiyacını sağlaması faaliyeti kurumlar vergisinden muaf ve katma değer vergisinden istisna olduğundan defter tutma ve belge düzenleme mecburiyeti bulunmamaktadır.

            GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

             193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış, 23/5 inci maddesinde ise köy muhtarları ile köylerin katip, korucu, imam, bekçi ve benzeri hizmetlilerine köy bütçesinden ödenen ücretler ile çiftçi mallarını koruma bekçilerinin ücretlerin gelir vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

            Köy muhtarlığının zirai amaçlı su tesliminde çalıştıracağı  işçiye yapılan ödemelerin gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmadığından, bu ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca vergilendirilmesi gerekmektedir.    

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Muhtarlığın Zirai Amaçlı Su Sağlamasının Kvk,kdv,gvk, Vuk’nu Yönünden Durumu Hk.

22.07.2013

49327596-125[4.KVK.2012.24]-183

Son Yorumlananlar

Top
Menu