T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MERSİN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.33.15.01-2010-721-25-98

07/12/2011

Konu

:

Yatırım indirimi stopajı

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 2003 yılından önce düzenlenmiş yatırım teşvik belgeniz kapsamında yararlandığınız yatırım indirimi istisnası tutarları üzerinden 2005 yılında … TL, 2006 yılında … TL yatırım indirimi stopajı ödediğiniz ve şirketinizce 2004-2005-2006 yılları karının 2011/Ocak ayında ortaklara dağıtımının yapılması yönünde genel kurul kararı alındığı belirtilerek, 2005 ve 2006 yıllarında ödediğiniz yatırım indirimi stopajının, 2011/Ocak döneminde dağıtılacak kardan yapılacak vergi kesintisinden mahsup edilmesinin mümkün olup olmadığı, kar payı alan ortakların 2012 yılında vereceği gelir vergisi beyannamelerinde, mahsup edilen yatırım indirimi stopajının durumunun ne olacağı ve söz konusu kar paylarının nasıl beyan edileceği konusunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 61 inci maddesinde;

“Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarla ilgili yatırım harcamalarına (teşvik belgelerine bu tarihten sonra ilave edilen iktisadi kıymetler için yapılan harcamalar hariç), yatırım indirimi uygulamasına ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununun bu tarihten önce yürürlükte bulunan hükümleri uygulanır. 

Yukarıda belirtilen şekilde yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar ile bu maddenin yürürlük tarihinden önce gerçekleşen yatırımlar üzerinden hesaplanan ve kazancın yetersiz olması nedeniyle sonraki dönemlere devreden yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın dağıtılmasın %19,8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılır ”

hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun Geçici 62 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde; kurumlar vergisi mükelleflerinin, Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tabi tutulmuş kazançlarının dağıtımı halinde 94 üncü madde uyarınca tevkifat yapılmayacağı, aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında ise;  gerçek kişilerce (1) numaralı fıkranın (b) ve (c) bendi kapsamında elde edilen kar paylarının net tutarına elde edilen kar payının 1/9’u eklendikten sonra, bulunan tutarın yarısının vergiye tabi gelir olarak dikkate alınacağı, bu gelirler ile ilgili olarak yıllık beyanname verilmesi halinde, beyannameye intikal ettirilen tutarın 1/5’inin beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edileceği, anılan maddenin (5) numaralı fıkrasında ise bu madde kapsamındaki kar payları için 22 nci madde hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun “Toplama yapılmayan haller” başlıklı 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; vergiye tabi gelir toplamının 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Kar dağıtımına ilişkin olarak Kurumlar Vergisi Kanunu ve Gelir Vergisi Kanunu uyarınca yapılacak vergi kesintisine ilişkin açıklamalar 03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır.

Söz konusu Tebliğin “15.6.3-Gelir Vergisi Kanununun Geçici 62 nci maddesi uygulaması” başlıklı bölümünde; “Söz konusu geçici maddede yer alan düzenleme uyarınca, kurumlar vergisi mükelleflerinin 31/12/1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri karlarının dağıtımı halinde, bu kar payları üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır. Aynı şekilde 1/1/1999 ve 31/12/2002 tarihleri arasındaki hesap dönemlerinde elde edilen kurumlar vergisinden istisna kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununa 4842 sayılı Kanunla eklenen geçici 61 inci madde kapsamında vergi kesintisine tabi tutulacak kazançların dağıtılması halinde ayrıca vergi kesintisi yapılmayacaktır.” açıklamasına yer verilmiştir.

Gerçek kişiler tarafından kurumlardan elde edilen kar paylarının beyanı  ve vergilendirilmesinin nasıl yapılacağı ise, 11/02/2004 tarih ve  GVK-15/2004-7/Kar Paylarının Vergilendirilmesi-1 sayılı Gelir Vergisi Sirkülerinde örneklerle açıklanmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre;

– Yatırım indiriminden dolayı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 61 inci maddesi kapsamında vergi kesintisine tabi tutulan kazançların ortaklara dağıtılması halinde ayrıca vergi kesintisi yapılmaması,

– Gerçek kişilerce bu kapsamda elde edilen söz konusu kar paylarının net tutarına, elde edilen kar payının 1/9’u eklendikten sonra bulunan tutarın yarısının vergiye tabi gelir olarak dikkate alınması, vergiye tabi gelir toplamının  Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan (01/01/2011 tarihinden geçerli olmak üzere 23.000 TL) tutarı aşması nedeniyle yıllık beyanname verilmesi halinde ise, beyannameye intikal ettirilen kar payı tutarının 1/5’inin beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi, ancak bu şekilde vergilendirilecek olan söz konusu kazançlar hakkında Gelir Vergisi Kanununun 22 nci maddesinde yer alan istisna hükmünün uygulanmaması

gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Ödenilen Yatırım İndirimi Stopajının, Dağıtılacak Kardan Yapılacak Vergi Kesintisinden Mahsup Edilmesinin Mümkün Olup Olmadığı Hk.

07.12.2011

B.07.1.GİB.4.33.15.01-2010-721-25-98

Son Yorumlananlar

Top
Menu