T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-2513

13/08/2012

Konu

:

Ortaklar adına kayıtlı arsanın 2010 yılında kurulan Şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde 2009 yılında arsa için yapılan masrafların gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamayacağı.

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda;

– Şirketinizin ortakları adına tapuda kayıtlı olan arsanın, 04.11.2010 tarih ve 2010-639 sayılı bilirkişi raporuna istinaden değerlendiği ve 06.12.2010 tarih ve 7701 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettirilerek şirketinize ayni sermaye olarak konulduğu,

– Söz konusu arsa için ortakların 2009 yılında 353.665,52 TL tutarında harcama yaptığı, ancak bilirkişi raporunda sadece arsa bedelinin dikkate alındığı ve yapılan harcamaların arsa maliyetine eklenmediği

belirtilmiş olup şirkete 06.12.2010 tarihinde ilan ettirilerek ayni sermaye olarak konulan arsa için 2009 yılında ortaklarca yapılan 353.665,52 TL harcamanın gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınıp alınmayacağı ve bu harcamalar dolayısıyla yüklenilen KDV’nin şirketiniz tarafından indirime konu edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmuştur.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Safi kurum kazancı” başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu; 229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu; 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde de, faturaya müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarasının yazılmasının mecburi olduğu hükme bağlanmıştır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketlerle ilgili 508 inci maddesinde; “Ortaklardan biri, sermayeyi ayın olarak koymayı taahhüt etmişse mukavelede; aynın neden ibaret olacağı, değerinin nasıl biçileceği ve taahhüt ettiği sermayeye ne miktarda mahsup edileceği ve bunun karşılığı olarak esas sermayeden kendine ne miktarda bir iştirak payı düşeceği hususlarının açıkça yazılı olması şarttır.

Şirketin ortak veya üçüncü şahıslardan paradan başka mali kıymetler devralması kararlaştırılmış bulunuyorsa mukavelede: devralınacak mali kıymet, devredenin ad ve soyadı ve şirketin vereceği karşılık gösterilir.” hükmüne  yer verilmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;

– 29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri,

– 29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,

– 34/1 inci maddesinde, yurtiçinden sağlanan veya ithal edilen mal ve hizmetlere ait KDV’nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek suretiyle indirilebileceği,

– 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği

hüküm altına alınmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Türk Ticaret Kanunu uyarınca tespit yapılıp değerlenen ve şirket ortaklarınca ayni sermaye olarak konulan arsa ile ilgili olarak daha önce ortaklarca yapılan harcamalar, şirketinize ait gider niteliğinde olmaması ve şirketiniz adına belgelendirilmemesi nedeniyle kurumlar vergisi matrahından indirilemeyecektir.

Ayrıca, bu harcamalar dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin şirketinizce indirim konusu yapılması veya kurumlar vergisi matrahından indirilmesi de mümkün değildir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Ortaklar Adına Kayıtlı Arsanın 2010 Yılında Kurulan Şirkete Ayni Sermaye Olarak Konulması Halinde 2009 Yılında Arsa İçin Yapılan Masrafların Gider Veya Maliyet Unsuru Olarak Dikkate Alınamayacağı Hk.

13.08.2012

B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-2513

Son Yorumlananlar

Top
Menu