T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

62030549-125[6-2013/388]-1983

18/12/2013

Konu

:

Sermaye Piyasası Kurulu kararı ile belirlenen Kurul   payının kurumlar vergisi matrahının tespitinde hangi dönemin gideri olarak   dikkate alınacağı.

 

         

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda;

 

– 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 130 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre, faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinizin azami %10’unun Sermaye Piyasası Kurulu bütçesine gelir olarak kaydedilebileceği, bu maddeye göre yapılacak ödemelerin zamanı ve tutarlarının, gelirin elde edildiği yılı izleyen takvim yılında Kurul tarafından en az otuz gün öncesinden kurumunuza bildirileceği,

 

– Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından Borsanıza gönderilen 24.01.2013 tarihli yazıda, Borsanızın 2012 yılı gelir tablosunda yer alan tüm gelirlerinden faiz gelirlerinin düşülmesi sonucu bulunacak matrah üzerinden %10 oranında Kurul payı alınmasına karar verildiği ve Borsadan henüz tahsil edilmemiş Kurul payı tutarları ile 2012 yılı gelirleriniz üzerinden alınacak Kurul payı tutarlarının, yazılarının tebliğ tarihini takip eden 30 gün içerisinde ayrı bir hesapta izlenmesi gerektiği,

 

– Bu hesaba alınan tutarların belirlenen bankalarda birer aylık vadelerle değerlendirilmesi ve Kurul paylarının talep edildiğinde nemalarıyla birlikte Kurul hesabına ödenmesinin bildirildiği,

 

– Bir faaliyet dönemine ilişkin olarak %10 oranında hesaplanan Kurul payı için ilgili dönem sonu itibarıyla karşılık gideri ayrıldığı, ayrılan karşılık tutarının ise bilanço pasifinde “SPK Kurul Payı Karşılıkları” adlı hesapta izlendiği, SPK kararının ulaşmasını takiben SPK tarafından kararlaştırılan orandaki Kurul payının kamu bankalarında açılan ayrı bir hesapta birer aylık vadelerde değerlendirilmeye başlandığı

 

belirtilmiş olup, bir faaliyet döneminde elde edilen gelirler üzerinden aynı faaliyet dönemi sonunda %10 oranında hesaplanarak karşılık ayrılan ve sonraki yılda SPK kararı ile kesinleşerek ayrı bir hesapta izlenmeye başlanan Kurul payının kurumlar vergisi matrahının tespitinde hangi dönemin gideri olarak dikkate alınacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmuştur.

 

Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.

 

Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar “dönemsellik” ve “tahakkuk esası” ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar veya mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin eksiksiz tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Ticari kazancın elde edilmesi tahakkuk esasına bağlanmış bulunduğundan, bir gelir unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.

 

Bu hüküm ve açıklamalara göre, bir faaliyet döneminde elde edilen gelirler üzerinden aynı faaliyet dönemi sonunda %10 oranında karşılık ayrılan ve sonraki yılda SPK kararı ile kesinleşerek ayrı bir hesapta izlenmeye başlanan Kurul payının, SPK kararının tebliğ tarihini takip eden 30 gün içerisinde ayrı bir hesaba alındığı tarihte tahakkuk ettiğinin kabul edilmesi ve bu tarihin içinde bulunduğu vergilendirme dönemi kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

  

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Sermaye Piyasası Kurulu Kararı İle Belirlenen Kurul Payının Kurumlar Vergisi Matrahının Tespitinde Hangi Dönemin Gideri Olarak Dikkate Alınacağı.

18.12.2013

B.07.1.GİB.4.34.16.01-125[6-2013/388]-1983

Son Yorumlananlar

Top
Menu