T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 5-651

20/02/2012

Konu

:

Şirketin yönetim kurulu üyesinin TMSF’ye olan kamu borcu nedeniyle şirket taşınmazlarının TMSF’ye devri veya TMSF’nin izni ile 3. kişilere devri veya satışından elde edilecek kazancın kurumlar vergisinden istisna olup olmadığı, satış bedelinin değersiz alacak sayılıp sayılamayacağı hususu

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuz, şirketiniz yönetim kurulu üyesinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) olan kamu borcu nedeniyle TMSF tarafından konulan ipotek ve alınan şirket kefaleti sonucu şirketin taşınmazlarının TMSF’ye devri veya TMSF’nin izni ile 3. kişilere devri veya satışından elde edilecek kârın, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin (1-f) bendi kapsamında istisnaya konu edilip edilmeyeceği ile tahsil edilemeyen satış bedelinin değersiz alacak olarak kabul edilip edilemeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinde;

            “(1) Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır:

            …

            e)Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75’lik kısmı.

            Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.(6111 Sayılı Kanunla eklenen parantez içi hüküm Yürürlük; 25.02.2011)(Taşınmazların kaynak kuruluşlarca kira sertifikası ihracı amacıyla varlık kiralama şirketlerine satışı ile bu varlıkların varlık kiralama şirketlerince taşınmazın devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar için bu oran %100 olarak uygulanır ve bu taşınmazlar için en az iki tam yıl süreyle aktifte bulunma şartı aranmaz.)

            İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır.

            …

             f)Bankalara borçları nedeniyle kanunî takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı ile bankaların bu şekilde elde ettikleri söz konusu kıymetlerin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı.”

            hükümleri yer almaktadır.

            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Tebliğinin “5.6.” bölümünde (e) bendinde yer alan istisnanın, “5.7.” bölümünde de (f) bendinde düzenlenen istisnanın uygulanmasına yönelik ayrıntılı açıklamlar yapılmış olup “5.7.1. Bankalara borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya TMSF’ye borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerine ve ipotek verenlere tanınan istisna” başlıklı alt bölümde de,

            “Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile bankalara borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

            Bu istisnadan yararlanacak olan kurumların, bankalara borçları nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca kanuni takibe alınmış olması veya TMSF’ye borçlu durumda olmaları gerekmektedir.

            İstisnadan, banka borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya TMSF’ye borçlu durumda olan kurumlar ile bu kurumların, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kefilleri veya bu kurumlar adına ipotek veren kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabileceklerdir.

            İstisnaya konu olan kıymetler ise taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarıdır.

            Öte yandan, istisnadan yararlanabilecek kazanç, söz konusu kıymetlerin borçlara karşılık olmak üzere, bankalara veya TMSF’ye satışından veya diğer şekilde devrinden sağlanan hasılatın, bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden tutarla sınırlı olacaktır.

            … …

            açıklamalarına yer verilmiştir.

            Yukarıdaki hükümlere göre, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin (f) bendinde belirtilen istisna hükmü, kurumlar vergisi mükellefleri ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin borçları nedeniyle taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bankalara veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrinden sağlanan kazancı kapsamakta olup şirketiniz yönetim kurulu üyesinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna olan kamu borcu nedeniyle taşınmazların devrinden sağlanan kazancı kapsamamaktadır.

            Ancak, TMSF tarafından ipotek konulan taşınmazların, TMSF’ye devredilmesinden ve TMSF’den alınacak izin ile 3. kişilere satılmasından dolayı elde edilecek kazancın % 75’lik kısmının, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartların sağlanması koşuluyla kurumlar vergisinden istisna edileceği tabiidir.

            Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesinde, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacak olarak kabul edilmiş ve değersiz alacakların bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybedeceği ve mukayyet değerleriyle zarara geçirilerek yok edileceği hükme bağlanmıştır.

            Bu çerçevede, şirketinize ait taşınmazların satışından elde edilen tutarların, şirketiniz yönetim kurulu üyesinin TMSF’ye olan kamu borcu nedeniyle TMSF’ye aktarılması nedeniyle, bir alacaktan söz edilmesi ve dolayısıyla, söz konusu tutarların değersiz alacak olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Şirketin Yönetim Kurulu Üyesinin Tmsf’ye Olan Kamu Borcu Nedeniyle Şirket Taşınmazlarının Tmsf’ye Devri Veya Tmsf’nin İzni İle 3. Kişilere Devri Veya Satışından Elde Edilecek Kazancın Kurumlar Vergisinden İstisna Olup Olmadığı, Satış Bedelinin Değersiz Al

20.02.2012

B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 5-651

Son Yorumlananlar

Top
Menu