T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MUĞLA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.48.15.01-48.15.01/KV-11-113

15/11/2011

Konu

:

Yol Harcamalarına Katılma Payının Gider Yazılması

 

 

            İlgi özelge talep formunuzda, … adresinde otel işletmeciliği faaliyetinde bulunduğunuz, … Belediyesi tarafından yapılan yol çalışması nedeniyle adınıza tahakkuk ettirilen 9.631,00-TL’lik Yol Harcamalarına Katılma Payını 21/04/2010 tarihinde tebellüğ ettiğiniz, söz konusu katılım payını 29/04/2010 tarihinde %25 indirimli olarak 7.223,24 -TL ödediğiniz ancak … Belediyesi tarafından düzenlenen tahsilat makbuzunun yılı bölümüne 2008 yılı olarak yazıldığı belirtilerek, 29/04/2010 tarihinde ödediğiniz Yol Harcamalarına Katılma Payının 2010 yılı için gider yazılıp yazılamayacağı konusunda Başkanlığımızdan özelge verilmesi istenilmektedir.

             5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup, bu Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde işletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçların safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği hükme bağlanmıştır.

             Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazancın tarifinin yapıldığı 37 nci maddesinde ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş ve ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununda vergiyi doğuran olayın ise vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu ve hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı belirtilmiştir.

            Vergi Usul Kanununun 192 nci maddesinin dördüncü fıkrasında da aktif toplamı ile borçlar arasındaki farkın, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (özsermayeyi) teşkil edeceği belirtilmek suretiyle kazancın tespitinde tahsil değil, tahakkukun esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

            Bu hükümlere göre, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, ticari kazancın tespitinde ve dolayısıyla safi kurum kazancının tespitinde “tahakkuk esası” nın geçerli olacağı tabiidir.

            Öte yandan, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 86 ncı maddesinde, “Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce aşağıdaki şekilde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden Yol Harcamalarına Katılma Payı alınır;

             a) Yeni yol açılması;

             b) Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi;

             c) Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların, kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi;

             d) Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi.

             Yolların kaldırımlar da dahil olmak üzere (15) metreden fazla genişliklerine düşen giderler, belediyelere ait olup harç payına konu teşkil etmez.

             İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller için asıl cepheyi teşkil eden yoldan düşen pay tam, diğer yollara ait pay ise yarım olarak hesaplanır.”,

             Kanunun 89 uncu maddesinin (a) fıkrasında da, “Harcamalara Katılma Payları, bir program dahilinde veya istek üzerine doğrudan doğruya yapılan işlerde, bu hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamıdır. Şu kadar ki yapılacak giderler peşin ödendiği takdirde bu paylar ilgililerden yüzde yirmi beş noksanı ile alınır. Ancak, bu tür hizmet giderleri Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile İller Bankası tarafından tespit edilen ve yayınlanan rayiç birim fiyatlara göre hesaplanan tutarları aşamaz.

             Harcamalara Katılma Payları bina ve arsalarda vergi değerinin %2’sini geçemez.”

            hükümleri yer almaktadır.

             Aynı Kanunun 90 ıncı maddesinde, yol harcamalarına katılma payının, bu hizmetin yapıldığı yollardan faydalanan ilgili gayrimenkul sahipleri arasında 89 uncu maddeye göre hesaplanan katılma payları toplamının ilgili gayrimenkullerin vergi değerleri toplamına oranlanarak dağıtılması suretiyle hesaplanıp tahakkuk ettirileceği; 91 inci maddesinde de, payların tahakkuku işler hangi ihale usulü ile yapılmış olursa olsun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılacağı ancak, yapılacak yazılı tebliğ ile verilecek süre içinde ilgililerin harcamalara katılma paylarını peşin ödemeyi kabul etmeleri halinde bu payların kabule ilişkin yazılı başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde tahakkuk ettirileceği; 93 üncü maddesinde ise, payların ilan ve tebliğ edildiği yılı takip eden yıldan itibaren iki yılda dört eşit taksitte, peşin ödemelerde tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil olunacağı hüküm altına alınmıştır.

             Bu itibarla, yol yapım çalışmalarından yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden belediyelerce 2464 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre yol harcamalarına katılma payının alınması gerekmektedir.

             Bu hüküm ve açıklamalara göre, Belediye tarafından yapılan yol çalışmaları nedeniyle, sahip olduğunuz gayrimenkulun vergi değeri üzerinden 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa istinaden hesaplanarak 21.04.2010 tarihinde tarafınıza tebliğ edilen ve 29.04.2010 tarihinde %25 indirimli olarak ödediğiniz yol harcamalarına katılma payı bedeli, ödemiş olduğunuz tutar esas alınarak  Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi uyarınca 2010 hesap döneminde kurum kazancından indirilebilecektir.

             Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Yol Harcamalarına Katılma Payının Gider Yazılması Hk.

15.11.2011

B.07.1.GİB.4.48.15.01-48.15.01/KV-11-113

Son Yorumlananlar

Top
Menu