T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

38418978-125[13-13/1]-434

18/04/2014

Konu

:

Yurtdışı iştirake sermaye ilave edilmek üzere gönderilen tutarlar üzerinden faiz hesaplanıp hesaplanmayacağı

 

         

 

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi olduğunuz, şirketinizin % 49 oranıyla iştiraki konumunda bulunan ve …’ın … faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla “…” adı altında 2011 tarihinde kurulmuş olan firmanın; yeni kurulmuş olması nedeniyle gerekli işletme ile yatırım harcamalarını yerine getirmek amacıyla mevcut finansal yardım sözleşmesi çerçevesinde şirketinizden finansal yardım aldığı; anılan firmaya temin edilen tutarların …’ın yasal prosedürlerinin uzun zaman alması nedeniyle … tarafından ileri bir tarihte sermaye artışına konu edileceği ve bu itibarla tarafınızca taahhüt edilen sermaye artış tutarına mahsuben gönderilen tutarların şirketinizin bilânçosunda “242- İştirakler” hesabı yerine “132-İştiraklerden alacaklar” hesabında takip edildiği ve henüz sermaye artışına konu edilemediğinden şirketinizce bir alacak mahiyetinde olmadığı halde transfer fiyatlandırmasına yönelik mevzuat düzenlemeleri uyarınca şeklen bu tutarlar üzerinden faiz hesaplanmakta olduğu ve bu tutarların da gelir olarak kaydedildiği belirtilmiştir.

            Şirketiniz tarafından anılan firmaya sermayeye ilave edilmesi amacıyla gönderilen ancak, ilgili ülkenin prosedürleri gereği henüz sermayeye ilave edilemeyen tutarlar üzerinden faiz hesaplanıp hesaplanmayacağı, hesaplanması halinde hangi oranın dikkate alınması ve emsal faiz oranın ne şekilde hesaplanması gerektiği hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

             5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” başlıklı 13 üncü maddesinde, (1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.

            (2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder

          (3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder.

            …” hükümlerine yer verilmiştir.

            Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamaların yapıldığı 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğin “4- Emsallere Uygunluk İlkesi” başlıklı bölümünde “…Emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da pazar fiyatı olarak da adlandırılan tutardır. Bu fiyat veya bedel, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olup, ilişkili kişilerle yapılan  işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerekmektedir.

            Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşullar geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi bulunmamalıdır.

            İlişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde uygulanan fiyat veya bedelin piyasa fiyatını yansıtmaması durumunda, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde uygulanan bu fiyat veya bedelin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edildiği kabul edilecektir.

            …

            Bu ilkenin uygulanabilmesi, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerle ilişkisiz kişiler arasındaki  işlemlerin karşılaştırılabilir olmasına dayanmaktadır. “şeklinde ifade edilmiştir.

            “4.1- Karşılaştırılabilirlik Analizi” başlıklı bölümde ise, mal ve hizmetlerin nitelikleri ile işlev analizinde yer alan unsurların ilişkili ve ilişkisiz kişiler arasında karşılaştırılmasında sözleşme koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

            Öte yandan, “5- Emsallere Uygun Fiyat ya da Bedelin Tespitinde Kullanılan Yöntemler” başlıklı bölümde ise, “Mükellefler, ilişkili kişilerle yaptıkları işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, işlemin mahiyetine en uygun olan yöntemi kullanarak tespit ederler.

            Emsallere uygun fiyata geleneksel işlem yöntemleri olarak adlandırılan karşılaştırılabilir fiyat yöntemi, maliyet artı yöntemi ve yeniden satış fiyatı yönteminden herhangi birisiyle ulaşma olanağı yoksa mükellef, işlemlerin mahiyetine uygun olarak diğer yöntemleri kullanabilir…” şeklinde açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğ’de her işlemin şart ve koşullarına uygun olarak kullanılabilecek yöntemlerin uygulanmasına ilişkin örneklere de yer verilmiştir.

            Buna göre, şirketiniz ile ilişkili kişi konumundaki …’da bulunan iştirakiniz … firması arasında imzalanan finansal yardım sözleşmesi çerçevesinde, adı geçen şirkete gönderilen tutarlar üzerinden emsallere uygun bir faiz hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu faiz oranının tespitinde anılan Tebliğde ayrıntılı olarak açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanın kullanılacağı tabiidir.

            Öte yandan, ilgili sözleşmenin şart ve koşullarının da emsallere uygun olması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Yurtdışı İştirake Sermaye İlave Edilmek Üzere Gönderilen Tutarlar Üzerinden Faiz Hesaplanıp Hesaplanmayacağı

18.04.2014

B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[13-13/1]-434

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

38418978-125[13-13/1]-434

18/04/2014

Konu

:

Yurtdışı iştirake sermaye ilave edilmek üzere gönderilen tutarlar üzerinden faiz hesaplanıp hesaplanmayacağı

 

         

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi olduğunuz, şirketinizin % 49 oranıyla iştiraki konumunda bulunan ve …’ın … faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla “…” adı altında 2011 tarihinde kurulmuş olan firmanın; yeni kurulmuş olması nedeniyle gerekli işletme ile yatırım harcamalarını yerine getirmek amacıyla mevcut finansal yardım sözleşmesi çerçevesinde şirketinizden finansal yardım aldığı; anılan firmaya temin edilen tutarların …’ın yasal prosedürlerinin uzun zaman alması nedeniyle … tarafından ileri bir tarihte sermaye artışına konu edileceği ve bu itibarla tarafınızca taahhüt edilen sermaye artış tutarına mahsuben gönderilen tutarların şirketinizin bilânçosunda “242- İştirakler” hesabı yerine “132-İştiraklerden alacaklar” hesabında takip edildiği ve henüz sermaye artışına konu edilemediğinden şirketinizce bir alacak mahiyetinde olmadığı halde transfer fiyatlandırmasına yönelik mevzuat düzenlemeleri uyarınca şeklen bu tutarlar üzerinden faiz hesaplanmakta olduğu ve bu tutarların da gelir olarak kaydedildiği belirtilmiştir.

            Şirketiniz tarafından anılan firmaya sermayeye ilave edilmesi amacıyla gönderilen ancak, ilgili ülkenin prosedürleri gereği henüz sermayeye ilave edilemeyen tutarlar üzerinden faiz hesaplanıp hesaplanmayacağı, hesaplanması halinde hangi oranın dikkate alınması ve emsal faiz oranın ne şekilde hesaplanması gerektiği hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

             5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” başlıklı 13 üncü maddesinde, (1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.

            (2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder

          (3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder.

            …” hükümlerine yer verilmiştir.

            Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamaların yapıldığı 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğin “4- Emsallere Uygunluk İlkesi” başlıklı bölümünde “…Emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da pazar fiyatı olarak da adlandırılan tutardır. Bu fiyat veya bedel, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olup, ilişkili kişilerle yapılan  işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerekmektedir.

            Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşullar geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi bulunmamalıdır.

            İlişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde uygulanan fiyat veya bedelin piyasa fiyatını yansıtmaması durumunda, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde uygulanan bu fiyat veya bedelin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edildiği kabul edilecektir.

            …

            Bu ilkenin uygulanabilmesi, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerle ilişkisiz kişiler arasındaki  işlemlerin karşılaştırılabilir olmasına dayanmaktadır. “şeklinde ifade edilmiştir.

            “4.1- Karşılaştırılabilirlik Analizi” başlıklı bölümde ise, mal ve hizmetlerin nitelikleri ile işlev analizinde yer alan unsurların ilişkili ve ilişkisiz kişiler arasında karşılaştırılmasında sözleşme koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

            Öte yandan, “5- Emsallere Uygun Fiyat ya da Bedelin Tespitinde Kullanılan Yöntemler” başlıklı bölümde ise, “Mükellefler, ilişkili kişilerle yaptıkları işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, işlemin mahiyetine en uygun olan yöntemi kullanarak tespit ederler.

            Emsallere uygun fiyata geleneksel işlem yöntemleri olarak adlandırılan karşılaştırılabilir fiyat yöntemi, maliyet artı yöntemi ve yeniden satış fiyatı yönteminden herhangi birisiyle ulaşma olanağı yoksa mükellef, işlemlerin mahiyetine uygun olarak diğer yöntemleri kullanabilir…” şeklinde açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğ’de her işlemin şart ve koşullarına uygun olarak kullanılabilecek yöntemlerin uygulanmasına ilişkin örneklere de yer verilmiştir.

            Buna göre, şirketiniz ile ilişkili kişi konumundaki …’da bulunan iştirakiniz … firması arasında imzalanan finansal yardım sözleşmesi çerçevesinde, adı geçen şirkete gönderilen tutarlar üzerinden emsallere uygun bir faiz hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu faiz oranının tespitinde anılan Tebliğde ayrıntılı olarak açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanın kullanılacağı tabiidir.

            Öte yandan, ilgili sözleşmenin şart ve koşullarının da emsallere uygun olması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Yurtdışı İştirake Sermaye İlave Edilmek Üzere Gönderilen Tutarlar Üzerinden Faiz Hesaplanıp Hesaplanmayacağı

18.04.2014

B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[13-13/1]-434

Son Yorumlananlar

Top