Mali müşavirlerin sorumluluğu öteden beri sürekli vergi idaresi ile meslek mensubu arasında ihtilafa konu olmuştur. Bu konuda sürekli tekrarlanan ihtilafları ortadan kaldırmaya yönelik objektif bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece yargıyı meşgul etmeye devam edecek gibi görünüyor. Elbette meslek mensubunun yaptığı işlemlerden dolayı sorumluluğunun olması kaçınılmazdır. Ancak burada önemli olan, birinci kural; meslek mensubuna yüklenen bu sorumluluğun yasal dayanağının net, anlaşılabilir ve sınırlarının iyi çizilmiş olması gerekir. Madem hukuk devleti olduğumuzu söylüyoruz; o nedenle kişi ya da kişilere atfedilen suçların yasal dayanağının olması zorunludur. Bir diğer ikinci kural ise; meslek mensubuna yüklenen sorumluluğun, yasaların kendisine verdiği yetkiyle mütenasip olması yani yasaların meslek mensubuna verdiği yetkiyle orantılı bir sorumluluk olması gerekir. 

Mali müşavirlerin sorumluluğu öteden beri sürekli vergi idaresi ile meslek mensubu arasında ihtilafa konu olmuştur. Bu konuda sürekli tekrarlanan ihtilafları ortadan kaldırmaya yönelik objektif bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece yargıyı meşgul etmeye devam edecek gibi görünüyor.

Elbette meslek mensubunun yaptığı işlemlerden dolayı sorumluluğunun olması kaçınılmazdır. Ancak burada önemli olan, birinci kural; meslek mensubuna yüklenen bu sorumluluğun yasal dayanağının net, anlaşılabilir ve sınırlarının iyi çizilmiş olması gerekir. Madem hukuk devleti olduğumuzu söylüyoruz; o nedenle kişi ya da kişilere atfedilen suçların yasal dayanağının olması zorunludur. Bir diğer ikinci kural ise; meslek mensubuna yüklenen sorumluluğun, yasaların kendisine verdiği yetkiyle mütenasip olması yani yasaların meslek mensubuna verdiği yetkiyle orantılı bir sorumluluk olması gerekir.

Bu konudaki yargı kararlarını incelediğimizde de ağırlıklı olarak kararların temelini oluşturan yukarıda bahsettiğim bu iki husus karşımıza çıkıyor.

Vergi Usul Kanununun Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Malî Müşavir Tasdik Raporları başlıklı mükerrer 227. maddesinde meslek mensuplarına bazı sorumluluklar getirilmiştir.

Buna göre, vergi beyannamelerini 3568 sayılı Yasaya göre yetki almış Serbest Muhasebeci Mali Müşavir veya YMM’ler tarafından da imzalanmasını zorunluluğu getirilmeye, bu mecburiyeti beyanname türleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibari ile ayrı ayrı uygulamaya Bakanlık yetkisine verilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı bu yetkisine dayanarak muhtelif genel tebliğler ile meslek mensuplarına sorumluluklar getirmiştir.

Meslek mensuplarının ilgili yasa hükmüne göre; imzaladıkları vergi beyannamelerinde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekir.

İlgili yasa hükmü gereği meslek mensupları aşağıda belirtilen hususlarla sınırlı olarak sorumlu tutulabilirler;

1- Vergi beyannamelerinde yer alan bilgiler deftere uygun olmalıdır. Bu hükümle, vergi beyannamelerinin imzalanmasında meslek mensubunun yüklendiği görev ve sorumluluk yalnız defterlere dayanan bilgilerle sınırlandırılmaktadır. Bu sınırlamaya defterlerin onayları ile ilgili bilgiler gibi şekli olanlarda dahil olmak üzere muhasebe kayıtlarına uygun olarak hazırlanan vergi beyannamelerinin ekindeki finansal tablolar ile hesap özetleri de dahildir.

2- Söz konusu defterlerdeki kayıtlar, dayanaklarını oluşturan belgelere uygun olmalıdır. Bundan meslek mensubunun VUK’un mükerrer 227. maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde yapacağı kaydi inceleme anlaşılmalıdır.

Burada belgelere uygunluk dışında, defter kayıtlarının genel kabul görmüş muhasebe ilke ve kuralları ile vergi mevzuatına uygunluğu da meslek mensubunun sorumluluğu kapsamındadır.

Sorumluluğu gerektiren bu durumlar nedeniyle vergi beyannamelerinin imzalanması öncesi meslek mensuplarının sınırlı uygunluk denetimi yapmaları gerekir. Bu uygunluk denetimi gerçekleştirilirken, kendisine ibraz edilmemiş belgeler nedeniyle ya da vergi kanunlarına göre tutulması zorunlu olmayan belgelerden hareketle tespit edilmiş hususlardan kaynaklanan cezalı işlemlerden dolayı meslek mensubunun sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir.

Ancak yasal düzenleme böyleyken, Hazine ve Maliye Bakanlığı yayımladığı, 4 Sıra No.lu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğiyle, VUK’ nun mükerrer 227. maddesinde belirtilen sorumluluk sınırlarını yasaya uygun olmayan bir şekilde genişletmeye çalışmaktadır.

İlgili Genel Tebliğde, “bilerek kullandıkları veya harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerin meslek mensuplarının sorumluluğunda olduğu” belirtilmiştir.

Hâlbuki yasayla belirlenmiş sorumluluğun bir tebliğle genişletilemeyeceği çok açık olarak bilinen bir hukuk kuralıdır. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, “sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerin meslek mensuplarının sorumluluğunda olduğu” şeklinde yasaya aykırı bir sorumluluğu mali müşavirlere yüklemeye çalışmaktadır.

Benzer olaylarla ilgili verilen birçok mahkeme kararında, sorumluluğun sınırını yasama organınca öngörülenin dışında genişleten tebliğ hükümleri dikkate alınarak meslek mensubuna sorumluluk yükletilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedilmiştir.

Sonuç olarak, yapılan bir eylemden dolayı sorumluluk atfedilecek ise bunun yasal dayanağının bulunması birinci koşul olup, en az birinci koşul kadar önemli olan ikinci koşul ise meslek mensubunun sorumluluğa uygun bir yetkiye haiz olması gerekir.

Mevcut yargı kararları genellikle birinci koşulu göz önüne alarak, yasal dayanaktan yoksun bir düzenleme nedeniyle meslek mensubunun sorumlu tutulamayacağını, yasaların verdiği yetkinin tebliğ ile genişletilerek uygulanamayacağını net bir şekilde ifade etmektedirler.

İkinci koşul ise daha çok hukukun temel ilkeleri uyarınca eğer bir kişiye sorumluluk yüklenecekse, o sorumluluğu yerine getirebilecek yetkilerle de donatılması gerektiğidir. Herhangi bir kimsenin yapmaya yetkisi olmadığı bir olaydan dolayı sorumlu tutulması hukukun temel ilkelerine aykırıdır.

Yazımın başında belirttiğim vergi idaresi ile meslek mensupları arasında ki ihtilafları ortadan kaldırmak, hem yargının iş yükünü hafifletmek hem de meslek mensubunun mağdur olmasının önüne geçmek aslında hiç de zor değil.

Bunun için meslek mensubunun sorumluluğunu düzenleyen tebliğleri yasaya uygun hale getirmek yeterli olacaktır. Ya da illa ki meslek mensubu sorumlu tutulmaya çalışılacaksa, sorumlu tutulduğu işlemleri yapabilmesine olanak tanıyan ve sorumluluğu ile orantılı bir şekilde yasalarla yetki verilmesi yeterli olacaktır.

Bu sorunu çözmek Hazine ve Maliye Bakanlığının elindedir. Bakanlığın, Türmob’unda görüşlerini alarak ilgili yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesi sorunu ortadan kaldıracaktır diye düşünüyorum.

Tüm okuyucularıma sağlıklı günler dilerim.

 

4 Kasım 2020 /Mali Müşavirlerin Sorumluluğu
Yasal Uyarı: @Vergipedia , Tüm hakları saklıdır - Yanlızca kaynak gösterilerek kullanılabilir.
ETİKETLER :

  • Erol Çember

    Aynı yasanın Re’sen Vergi Tarhı başlıklı 30 uncu maddesinin 3 no.lu bendinde bu kanuna göre tutulmuş defterlerin tasdik ettirilmemiş olmasını resen vergi tarhı sebebi saymıştır. Yani yasa koyucu, tasdik ettirilmemiş defterleri muteber saymam diyerek takdir komisyonlarına ve inceleme elemanlarına takdir yetkisi tanımıştır. Bu defterleri muteber saymayan yasanın, bu defterler üzerinden düzenlenecek beyannamelere itibar etmesi düşünülemez. Bu durumda beyannameyi hazırlayan meslek mensubunun sorumluluğu yoktur denilebilir mi?
    Devamı diğer yorumda…

    Bu yoruma cevap yaz

  • Erol Çember

    Tasdikli olmayan defterlere dayalı olarak beyanname düzenleme olayına gelince;
    Vergi Usul Kanununun 227 maddesi; meslek mensubunun düzenlenen beyannamelerin defter kayıtlarına uygun olmasından sorumlu olduğunu açıkça belirtmiştir. Aynı kanun hangi defterlerin bulunması gerektiğinden kayıtların nasıl yapılacağına kadar birçok hususu hüküm altına almış ve bu defterlerin geçerliliği için de tasdik ettirilmesinin mecburi olduğunu belirtmiştir. Yasanın 227 inci maddesinde belirtilen defterlerden kasıt, aynı yasaya göre tasdik zorunluluğu yerine getirilmiş kanuni defterler olduğunun anlaşılması gerekir.
    Kanuni olmayan defterlerden hareketle düzenlenmiş beyannamelerde meslek mensubunun sorumluluğu yok mudur?
    Devamı diğer yorumda…

    Bu yoruma cevap yaz

  • Erol Çember

    Selahattin Bey merhaba,
    Öncelikle katkınız için teşekkür ederim. Yargıdan bu yönde bir karar çıkması da sevindirici. İdare öteden beri sorumluluk olayını çok geniş yorumlayıp buna göre işlemlerini gerçekleştirdiği için bu karar bir yerde meslek mensuplarını rahatlatmıştır.
    Ancak birbirinin zıddı çok yargı kararı verilebilmektedir. Umarım bu ve benzeri kararlar çoğalır.
    Makalenizi ve istinaf mahkemesinin kararını okudum. Davacı istemin özetinden, defter belge ibraz etmeme ve tasdikli olmayan deftere dayanarak beyanname verme olayında meslek mensubunun bir sorumluluğu bulunmadığından bahisle dava konusu yapılmış.
    Vergi mahkemesi aşamasında idarenin savunmasını göremediğimiz için olayın içeriği konusunda bilgi sahibi değiliz. Ancak defter belge ibraz etmeme ile tasdikli olmayan defterlere dayalı olarak beyanname düzenlemeyi birbirinden ayırmak gerekir.
    Elbette defter belge ibrazında meslek mensubunun hiçbir sorumluluğu yoktur. Doğrudan mükellef sorumludur.
    Devamı diğer yorumda…

    Bu yoruma cevap yaz
  • Erol Bey merhaba.

    Yazınızı okuduğumda bir durumun düzeltilmesi gerektiğinin altını çizmek istedim. Kendimizi de güncellemek adına yeni kazanım diye lanse ettiğim yazı konusu bir bakıma defter onayıdır.
    Ki Kararı okuduğunuz da gerekirse istişare edebiliriz. Size yazımın linkini bırakıyorum.
    http://www.bdturkey.com/smmm-nin-sirtindaki-kanbur-istinaftan-dondu-makale,939.html

    “Bu sınırlamaya defterlerin onayları ile ilgili bilgiler gibi şekli olanlarda dahil olmak üzere muhasebe kayıtlarına uygun olarak hazırlanan vergi beyannamelerinin ekindeki finansal tablolar ile hesap özetleri de dahildir.”

    Bu yoruma cevap yaz

YORUM YAP

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bazı Alacakların Yapılandırılması

makale

Nihayet haftalardır beklenen 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 17 Kasım tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi Söz konusu yasa ile kesinleşmiş kamu ve diğer bazı alacakların yapılandırılırken, yeni bir varlık barışı da getirildi Ayrıca Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve ...

24 Kasım 2020 0 97

Vergide Elektronik Tebligat

makale

Artık birçok resmi işlemi online olarak yapabiliyoruz Dijital dönüşüm her alanda etkilerini hissettirmekte e-tebligat da resmi işlemlerin hızlı ve pratik şekilde yapılmasına olanak sağlayan uygulamalardan birisi Elektronik Tebligat (e-Tebligat) Nedir? e-Tebligat, tebligatı yapan birim tarafından düzenlenen ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken belgelerin, 456 ve 511 Sıra Nolu ...

17 Kasım 2020 0 175

Son Yorumlananlar

Top
Menu