Borç Yapılandırması(5)
Diğer :
Yine Yeniden Mali Af
makale Borç YapılandırmasıTürkiye’de cumhuriyetin kurulmasından hemen sonraki dönem olan 1924 yılından 2020 yılına kadar olan periyotta adeta bir ülke geleneği haline gelmiş gibi görünen tam 35 adet mali af çıkarılmıştır. Biraz daha detaylandırılacak olur ise 1924-2003 döneminde ortalama 3 yılda bir mali af çıkarılırken, 2003-2020 döneminde ortalama 2 yılda bir bu uygulamaya başvurulmuş. Bir başka ifadeyle, bu aynı zamanda son 18 yılda tam 9 kez mali af çıkardığımız anlamına da geliyor. 2021 yılının Mayıs ayı içerisinde çıkarılan taslak kanun metni ise şayet yasalaşır ise nur topu gibi 36’ıncı mali affımız olacak.
Yapılandırma ve Matrah Artırımının Detayları Belli Oldu
makale Borç YapılandırmasıÇok değil daha 6 ay kadar önce, geçtiğimiz yılın kasım ayında kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına yönelik 7256 sayılı Kanun yürürlüğe girerek, başta Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu olmak üzere birçok kamu kurumuna olan kesinleşmiş borçların yapılandırılması ve taksitler halinde ödenmesi imkanı getirilmişti.
Ancak küresel salgının yayılımının ve etkilerinin artarak devam etmesi nedeniyle söz konusu yasa ile yapılandırma taksitlerini ödeyemeyen mükelleflere yeni bir imkan verilmesi ve matrah artırımı düzenlemesinin yapılması yönünde ki taleplere kayıtsız kalamayan hükümet, yeni bir yasa teklifini meclise sunmuştur. Yasa teklifinin içeriğine yönelik detayları aşağıda sizlerle paylaşacağım, ancak bir önceki çıkarılan yasa da yapılan hata bu yasa teklifinde de yapılmaya devam ediyor.
Bazı Alacakların Yapılandırılması
makale Borç YapılandırmasıNihayet haftalardır beklenen 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 17 Kasım tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu yasa ile kesinleşmiş kamu ve diğer bazı alacakların yapılandırılırken, yeni bir varlık barışı da getirildi. Ayrıca Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunlarında değişiklik yapıldı. Bu hafta ki yazımda sadece alacakların yapılandırılması kısmına değineceğim.
Kamu Borçlarına Yeniden Yapılandırma ve Varlık Barışı Geliyor
makale Borç YapılandırmasıGenel olarak vergi aflarına karşı olmakla birlikte pandemi gibi bütün dünyanın olumsuz etkilendiği olağanüstü durumlarda yapılan bu tür düzenlemeler; vergi mükelleflerinin özellikle kamuya olan borçlarının yapılandırılması, borçlu mükelleflerin üçüncü kişilere olan borçları için ödeme fırsatı sağlamış olacaktır. Böylece kamu alacaklarının yapılandırılmasının sadece borçlu mükellefe değil, borçlu mükellef dışındaki diğer işletmelere de çarpan etkisi dolayısıyla yaratacağı olumlu katkının, pandemi dolayısıyla zor bir ekonomik süreçten geçen işletmeler için can suyu etkisi yaratacağı ortadadır. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Teklife eklenen maddeyle, vergi, SGK primleri dahil, kamuya olan borçların yapılandırılarak 18 taksitle ödenmesinin yolu açıldı. Teklif kamuoyunda “varlık barışı” olarak adlandırılan düzenlemeyle, yurt içi veya yurtdışındaki döviz, altın gibi menkullerini kayıt altına aldıranlara vergi muafiyeti getirilmesini de öngörüyor.
Mali Gücüne Göre Vergi Ödememe Hakkının Satın Alınması
makale Borç YapılandırmasıAflar, oran indirimleri ve matrah artırımlarının ülke gündemini meşgul ettiği bir dönemden geçiyoruz. Buna ek olarak, vergi, kambiyo ve gümrük tarafındaki gelişmeler ve bitmek tükenmek bilmeyen mevzuat güncellemeleri derken mali gündemin sürekli dalgalandığı bir ortamda yıllardır mesleklerimizi icra ediyoruz. Neyse ki bu yaşam stiline bir şekilde alıştık. Artık mali politikaların çok daha stabil olduğu İsveç ve benzeri ülkelerdeki gibi bir mali gündemle istesek de yaşayamayız. Örneğin ister istemez sabahları çayınızı yudumlarken resmi gazeteyi açma ihtiyacı duyuyoruz. Kısa süreli bir tatile çıktığınızda bile kafanızda işten uzak kaldığınız sürede kaçırdığınız gelişmeler oluyor. Bu tempo bir noktaya kadar bizi dinç tutsa da bir şekilde sormadan da edemiyoruz, acaba daha az fırtınalı bir mali ortamda daha hızlı mı yol alırdık? Gelişmekte olan bir ülkenin dinamizmi gereği muhtemelen bu sorunun cevabını hiç bilemeyeceğiz.
















