OECD(8)
Diğer :
COVID-19 Pandemisinin (Küresel Salgınının) Transfer Fiyatlandırmasına Etkileri Hakkında OECD Rehberi
makale OECDDaha önce OECD tarafından yayımlanan “Çok Uluslu Şirketler ve Vergi İdareleri İçin Transfer Fiyatlandırması Rehberinde (Transfer Pricing Guidelines for Multinational Enterprises and Tax Administrations)”[1] belirtilen ve transfer fiyatlandırması uygulamalarının ve bu uygulamaların temelini oluşturan emsallere uygunluk ilkesinin (arm’s length principle) de salgın koşulları göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi gereği ortaya çıktı. Ortaya çıkan bu ihtiyacı gidermek amacıyla; emsallere uygunluk ilkesinin, mevcut durum, koşullar ve zorluklarda uygulanmasına ilişkin yeni yaklaşımları da içeren, “COVID-19 Pandemisinin (Küresel Salgınının) Transfer Fiyatlandırmasına Etkileri Hakkında Rehber (Guidance on The Transfer Pricing Implications of The COVID-19 Pandemic)”[2] OECD tarafından, 18 Aralık 2020 tarihinde yayımladı. Söz konusu Rehber, OECD/G20 BEPS (Base Erosion and Profit Shifting-Matrah Aşındırması ve Kar Aktarımı) Kapsayıcı Çerçevesinin 137 üye ülkesi tarafından geliştirildi ve onaylandı. Dolayısıyla, bu Rehberi bağımsız olarak değil de, OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberinde yer alan açıklamalarla birlikte değerlendirmekte fayda var.
Finansal Bilgilerimiz Paylaşılıyor
makale OECDVergi kayıp ve kaçaklarını önlemek üzere OECD tarafından Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi oluşturulmuştur. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tamamının yanı sıra İsviçre, Norveç, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler de dahil bugün itibarıyla 136 ülkenin taraf olduğu Sözleşme, uluslararası vergisel işbirliği ve şeffaflığın bir gereği olarak 2011 yılında Türkiye tarafından da imzalanmıştır. Bugün itibarıyla 107 ülkenin taraf olduğu “Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması”nı da Türkiye 21.04.2017 tarihinde imzalamış ve 31.12.2019 tarihinde onaylamıştır. Bu anlaşmaya göre, anlaşmayı imzalayan ülkeler, karşılıklılık temelinde, ilgili ülkelerde yerleşik oturanlara ait finansal hesap bilgilerini, finansal kuruluşlardan toplayıp ayrı bir talep gerekmeksizin (otomatik olarak) her yıl ilgili ülkeyle paylaşacaktır.
İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı’nın(OECD) Vergi Politikası Tedbirlerine İlişkin Önerileri ve Ulusal Ekonomik Pandemi Planı
makale OECDBir değerlendirme yapma imkânımız olsa bile bu süreçte dikkat ederseniz ekonomik olarak hangi tedbirlerin alınması gerektiğine ilişkin bir değerlendirme yapmadık. Bu bilinçli bir tercihti. Bu süreçte ekonomi yönetimi alınan tedbirleri açıkladı ve açıklamaya devam ediyor. Alınan tedbirler bazı kesimleri memnun etmemiş olacak ki muhalefet partileri, meslek kuruluşları, ekonomi yazarları gibi pek çok kişinin kendi paketlerini açıkladığını görüyoruz. Bu yazımızda yine geleceğe dönük bir projeksiyon yapmakla beraber açıklanan tedbirleri objektif olarak değerlendirmek istiyoruz. Bu nedenle öncelikle İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı(OECD) ve yine onun bünyesinde oluşturulan Vergi İdareleri Forumu’nun alınabilecek tedbirlere ilişkin önerilerini paylaşmayı uygun gördük.
Uluslararası Vergileme Yetkileri Yeniden Ele Alınıyor (BEPS 1 Numaralı Eylemin Revizyonu)
makale OECDUluslararası vergileme prensipleri, neredeyse yüz yıl önceki şartlara göre tasarlanmış haliyle bugünün çekişmelerine çözüm sağlamaya çalışıyor. Hâlbuki günümüzde ulaşılan teknolojik seviye, işletmelerin üretim süreçlerini farklı ülkelere dağıtmasına olanak sağladığı gibi aynı zamanda küresel çapta daha büyük bir pazara erişmesine imkân veriyor. Dijitalleşmenin vergilemeye ilişkin zorluklara neden olduğu en önemli dışsallığı, elektronik ortamda hizmet sunan bazı işletmelerin, bir ülkede herhangi bir önemli fiziksel varlığı olmaksızın ekonomik yaşama yoğun bir şekilde kolayca katılmalarını sağlaması olmuştur.
Karşılıklı Anlaşma Usulünde (Mutual Agreement Procedure/Map) Başvuru Süresi Sorunu ve Bir Öneri
makale OECDKarşılıklı Anlaşma Usulü, OECD’nin Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilere İlişkin Model Anlaşmasının (OECD Model) 25’inci maddesinde yer alan, çifte vergilendirmeyi önleme yöntemlerinden birisidir. Bu yönteme göre; bir kişi (mükellef), anlaşmaya taraf devletlerden birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi için anlaşmanın hükümlerine uygun düşmeyen bir vergileme yarattığı veya yaratacağı kanaatine varırsa, taraf devletlerin iç mevzuatında öngörülen çözüm yollarıyla bağlı kalmaksızın başvuru hakkına sahip bulunmaktadır. Ancak, Model Anlaşmaya göre belirtilen başvurunun vergilemeye ilişkin eylemin kişiye ilk bildiriminden itibaren üç yıl içerisinde yapılması gerekmektedir. Ancak, ülkeler arasındaki anlaşmalarda farklı süreler de belirlenebilmektedir. Mevzuatımızda ise, herhangi bir idari başvuru ya da dava durumunda başvuru süresinin duracağına ya da kesileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvuru süresi, çoğu zaman mükellefin iç hukuk ile karşılıklı anlaşma usulü çareleri arasında bir seçim yapmak zorunda kalmasına neden olmakta ve genellikle dava açma yolu tercih edilmektedir. Bu durumu engellemek için, OECD’nin yorumuna ve yaklaşımına da uygun şekilde, dava açılması halinde başvuru süresinin durmasını sağlayacak şekilde, Kanun düzeyinde düzenleme yapılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
Vergilendirme Yetkimizin Sınırları
makale OECDDevleti devlet yapan, belki de en önemli varlık sebebi vergilendirme gücü ve yetkisi. Devleti herhangi bir kişi, kuruluş ya da organizasyondan ayıran en büyük fark ise vergilendirme gücünün meşrubir temelinin olması. Bu meşruiyet, önce toplumsal sözleşme ile belirlenen vergiyle ilgili anayasal ilkelere, daha sonra da bu ilkelere göre şekillenen vergi kanunlarına dayanıyor.Bu kanunlar, devlet organizasyonuna,cebir kullanma dâhil, yakından bildiğimiz pek çok yetki veriyor.Peki, bu vergilendirme yetkisi mutlak ve sınırsız mıdır?Sınırlanabilir mi? Başka ülkelerle, organlarla ve kurumlarla paylaşılabilir mi? Bu kurum ve kuruluşların vergilendirme yetkimize etkileri nelerdir?
Dijital Şirketlerin Vergilendirilmesinde Oyunun Kuralları Değişiyor Mu?
makale OECDGİRİŞ OECD, oluşturduğu farklı çalışma grupları ve geliştirdiği projelerle ekonominin dijitalleşmesi sonucu ortaya çıkan vergisel problemlerin üye devletlerce ulaşılan bir konsensus dahilinde çözüme kavuşturulması için çaba sarf etmektedir. OECD’nin 9 Ekim 2019 günü yayımladığı Kamu İstişare Belgesi (Public Consultation Document: Secretariat Proposal for a “Unified Approach” under Pillar One 9 October 2019 – 12 November 2019), […]
Son G20 Zirvesine Vergisel Bir Bakış
makale OECDYazımızın esas gündemine geçmeden önce, kısaca G20(Group of Twenty) hakkında bilgi vermekte yarar var. G20, ülkemiz de dâhil olmak üzere toplam 19 devletten ve Avrupa Birliği’nden (Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Almanya, Fransa, Büyük Britanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği) oluşan ekonomi ve finans odaklı bir gruptur. İlk bakışta bu 19 ülkenin toplam olarak dünyanın en büyük 19 ekonomisine sahip olduğu algısı oluşsa da, bu ülkeler dünyada ilk 31’de yer alan ekonomilerden oluşuyor. Örneğin; İspanya gibi,dünyada ilk 19 ekonomide yer almakla birlikte Avrupa Birliği içinde temsil edilmeyi tercih eden ülkeler olduğu gibi, Tayvan, Norveç, İsviçre ve İran gibi,üye ülkelerden daha büyük ekonomilere sahip olmalarına rağmen G20 içinde bulunmayan ülkeler de vardır.