T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

 

Sayı : 11395140-105[229-2012/VUK-1- . . ]–1941                                                     24/07/2014

Konu : İnternet üzerinden verilen hizmetlerin

belgelendirilmesi.

İlgi : …/…/… tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formuna ekli dilekçenizde, Şirketinizin bir bankanın işbirliğiyle internet üzerinden “wishlist” (dilek listesi) uygulaması hizmeti verdiği, e-posta adresleri veya cep telefon numaralarıyla hediye-istek sitenize üye olunduğu, üye olan kişilerin kendileri veya başkaları adına almak istedikleri ve hedef olarak tanımlanan hediyeler için kendilerinin ve tanıdıklarının katkı yapabilecekleri, yapılan bu katkıların anlaşmalı olduğunuz bankada açılan geçici hesaba aktarıldığı, hesapta biriken tutarlar üzerinde Şirketinizin hiçbir tasarrufu olmadığı, üyelerin hedefledikleri ürünü hediye-istek sitesi tarafından önerilen e-ticaret sitesinden satın alabilecekleri gibi gerçek kişi olduklarını ispat etmek ve anlaşmalı bankada bir hesap açtırmak kaydıyla geçici hesaplarında birikmiş tutarın kişisel hesaplarına aktarılmasını talep edebilecekleri belirtilerek Şirketiniz tarafından önerilen siteden hedef ürünü aldıkları takdirde bu yönlendirme işlemi için e-ticaret sitesine düzenlediğiniz hizmet faturalarına ilişkin bedeller ile üyelerin geçici hesaplarında biriken tutarların istekleri doğrultusunda şahsi hesaplarına aktarılması halinde banka tarafından tahsil edilen komisyon bedellerinin ve muhtelif üyelik paketleri için üyelerin ödemiş oldukları üyelik bedellerinin ne şekilde vergilendirileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Ticari kazancın tarifi” başlıklı 37 nci maddesinde; “Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.” hükmü yer almış olup aynı Kanunun “Bilanço esasında ticari kazancın tespiti” başlıklı 38 inci maddesinde ise;

“Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

1) İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

2) İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.”

hükmüne yer verilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 8 nci maddesinde kurum kazancının tespitinde indirilebilecek giderlere yer verilmiştir.

Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar “dönemsellik” ve “tahakkuk esası” ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; Şirketinizin anlaşmalı banka ve e-ticaret şirketi işbirliğiyle internet üzerinden sunduğu “dilek listesi” uygulaması kapsamında;

– Kullanım başına, aylık veya yıllık olmak üzere muhtelif şekillerde satılan üyelik paketlerine ilişkin bedellerin,

– Üyelerinizin hedefledikleri ürüne ilişkin gerekli tutara ulaşmalarını takiben hedef ürünü Şirketiniz tarafından önerilen e-ticaret sitesinden almaları halinde yaptığınız yönlendirme hizmeti karşılığında e-ticaret şirketince ödenen bedellerin,

– Üyelerin hedefledikleri ürüne ilişkin olarak Şirket adına anlaşmalı bankada açılan geçici hesapta takip edilen katılım tutarları nedeniyle şirketinize sağlanan menfaatler ile herhangi bir aşamada anlaşmalı bankada kendi adlarına açacakları hesaba aktarılmasını talep etmeleri halinde banka tarafından tahsil edilen komisyon bedellerinden varsa Şirketinize ödenen kısmının, tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın tahakkuk tarihi itibarıyla kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, bu faaliyetiniz çerçevesinde yapılan giderlerden Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde sayılanların kurum kazancından indirilmesi mümkün bulunmaktadır.

II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun (KDV) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 2 nci maddesine göre teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir. Bir malın alıcıya veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii teslim hükmündedir.

Söz konusu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 10 uncu maddesinin (a) bendine göre vergiyi doğuran olay, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile (b) bendine göre malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi ile (c) bendine göre ise kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması anında meydana gelir.

KDV Kanununun 20 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir.” hükmüne yer verilmiş olup aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade edeceği hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, Şirketiniz ile bir bankanın işbirliği içerisinde internet üzerinden sunulacak hizmette;

– Üyelerinizin kendilerine veya evlilik hediyesi almak isteyen bir grup adına hediye paketi oluşturabilmek için Şirketiniz adına bankada açılmış olan hesaba aktarılacak olan katkı tutarı bir mal veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden KDV’nin konusuna girmeyecektir.

– Üye veya gruplar hediye satın aldıkları takdirde banka hesaplarındaki tutar ilgili e- ticaret sitesi sahibi firmaya aktarılır. Üyelerin e-ticaret sitesinden satın aldıkları ürün KDV’ye tabi olup e-ticaret sitesi tarafından üyelerin adına düzenlenecek faturada satılan ürüne ait oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.

– Şirketiniz tarafından internet üzerinden e-ticaret sitesi sahipleri ile üye kişiler arasında gerçekleştirilecek aracılık hizmeti karşılığında elde edilecek komisyon bedeli genel oranda (%18) KDV’ye tabi olacaktır.

– Şirketiniz tarafından, site ziyaretleri için tahsil edilen aidatlar, site üyelerine verilen hizmetin karşılığını oluşturduğundan KDV’ye tabi tutulacak olup bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetlerin aylık aidatlar şeklinde taksitlere bağlanması halinde, takvim yılının birer ayından oluşan her bir vergilendirme dönemi itibariyle katma değer vergisinin hesaplanması ve verilecek hizmetlere ilişkin faturanın, aylık ödeme tutarı belirtilerek düzenlenmesi gerekmektedir. Peşin olarak yapılan aidat ödemeleri için fatura düzenlenmesi halinde, KDV Kanununun 10 uncu maddesinin (b) bendi gereğince toplam bedel üzerinden KDV hesaplanıp beyan edilecektir.

– Şirketiniz tarafından, ürün tanıtımı için reklam veren e-ticaret site sahiplerinden tahsil edilen site ziyaretlerine yapılan ödemeler ile komisyon ve masrafların tamamı, yapılan ticari faaliyet kapsamında değerlendirileceğinden genel oranda KDV hesaplanacağı tabiidir.

III- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 230 ve 231 inci maddelerinde faturanın şekil ve nizamına ilişkin esaslar düzenlenmiş olup 231 inci maddenin (5) numaralı bendinde de faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

Mezkur Kanunun 232 inci maddesi hükmüne göre, tüccarlar sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve aldıkları emtia veya hizmet için de fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından bir banka ve e-ticaret sitesi işbirliğiyle internet üzerinden sunulan “dilek listesi” uygulaması kapsamında e-ticaret sitesi sahipleri ile üye kişiler arasında gerçekleştirilecek aracılık hizmeti karşılığında elde edilecek komisyon bedeli, site ziyaretleri, aylık ve yıllık abonelik ödemeleri ve ürün tanıtımı için reklam veren e- ticaret sahiplerinden tahsil edilen site ziyaretlerine yapılan ödemeler ile komisyon ve masrafların tamamı için fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

Bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetlerin aylık aidatlar şeklinde taksitlere bağlanması halinde, takvim yılının birer ayından oluşan her bir vergilendirme dönemi itibarıyla verilecek hizmetlere ilişkin faturanın aylık ödeme tutarı belirtilerek düzenlenmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

Vergi Dairesi Başkanı a.

 Grup Müdürü

 

 

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413 .maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:İnternet Üzerinden Verilen Hizmetlerin Belgelendirilmesi Hk.

24.07.2014

11395140-105[229-2012/VUK-1- . . ]–1941

Son Yorumlananlar

Top
Menu