T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

.4.35.16.01-176300-620

16/11/2011

Konu

:

Birliğin anonim şirkete devri sonrasında çalışanların Birliğe bağlı olduğu dönemlere ilişkin ödenecek kıdem tazminatlarının gider olarak kaydedilmesi.

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ……….. Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne bağlı iplik fabrikasının anonim şirkete dönüştürüldüğünü, iplik fabrikasının yeni kurulan anonim şirkete devri sırasında Birlikle yapılan protokolle söz konusu fabrikada ve Birliğe bağlı diğer iş yerlerinde çalışan personelin şirketinize devrinde İş Kanunu hükümlerin uygulanacağının belirlendiğini belirterek, şirketinizde çalışan personelin söz konusu fabrikanın Birliğe bağlı olduğu dönemlere ilişkin kıdem tazminatlarının şirketinizce ödenip ödenemeyeceği ve bu ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise bu farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde; işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hükmüne yer verilmiştir.

Kıdem tazminatının gider kaydı konusunda Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde özel bir hüküm olmamakla birlikte aynı maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi çerçevesinde kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için İş Kanununa göre işçinin kıdem tazminatına hak kazanması ve hak edilen kıdem tazminatının da işçiye ödenmiş olması gerekir. Tahakkuk etmiş olsa dahi ödenmemiş kıdem tazminatının gider yazılması mümkün değildir.

4857 sayılı İş Kanununun “İşyerinin veya Bir Bölümünün Devri” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.

Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.

Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır…”

hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 120 nci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ise; “İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/07/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır….” hükmüne yer verilmiştir.

İlgi yazınız ve eklerinin incelenmesinden, çalışan personelin devrine ilişkin 01.08.2007 tarihli protokol düzenlendiği, çalışanların şirketinize devrinin iş akitlerinin feshi anlamına gelmeyeceği, devredilen çalışanlara devir nedeniyle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi bir ödeme yapılmayacağı, devredilen personelin özlük haklarından devredenin ve devralan şirketinizin sorumlulukları hususunda yürürlükte İş kanununun devre ilişkin hükümleri çerçevesinde işlem yapılacağı anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre; devralınan personelin …….. Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne bağlı çalıştığı dönemlere ait kıdem tazminatlarının, İş Kanunu hükümleri çerçevesinde hak sahibi personele ödenmesi halinde, ödenen tutarların şirketinizce kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.                                                                                   

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Özelge:Birliğin Anonim Şirkete Devri Sonrasında Çalışanların Birliğe Bağlı Olduğu Dönemlere İlişkin Ödenecek Kıdem Tazminatlarının Gider Olarak Kaydedilmesi Hk.

16.11.2011

B.07.1.GİB.4.35.16.01-176300-620

Son Yorumlananlar

Top
Menu